dikkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dikkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Katyuşa mı? Matruşka mı?

0 yorum

Yine başladık boykot maillerine, firma ve ürün isimlerine.
Ya kardeşim, balık hafızalı milletim, at gözlüğünü çıkartın artık. Size bir soru?
Katyuşa mı? Matruşka mı?

Evet ikisi de RUS, ikisinin de sonu nereye kadar gider bilemezsin.
İsrail'in Filistin'e saldırısı ve sonrasında hem Türkiye'nin devlet ve millet olarak tepkisi hem de dünya ülkelerinden gelen tepki hakkında birşeyler demek istedim.

Hiçbir insan İsrail'in yaptıklarını haklı gösteremez. Elbet Filistin yönetiminin hataları da çok. Ama konu bu değil. Konumuz bizim durumumuz.
30 unu devirmiş biri olarak ben kendimi bildim bileli İsrail - Filistin çatışması devam eder, edecek de. 1 hafta öncesine kadar biz bu vahşeti gene unutmuştuk. Neden? Çünkü biz balık hafızalıyız. Birden gene hatırladık, devlet ve millet bazında tepki gösterdik. Buna itirazım yok elbet. Zulme karşı susmamak lazım. ABD ve yahudi mallarını boykot mailleri gene havalarda uçuşuyor. Bu mailleri gönderenlerin evinde veya iş yerlerinde %90 bu mallardan var, olacak da.

Hatırlayın Fransa parlementosundan Ermeni Soykırım dosyası geçti diye Fransız mallarını da boykot etmiştik demi? Renault, Citroen v.s. gibi ürünlerin 2007-2008 Türkiye satışlarına bakın :) Renault yerli malı v.s. saçmalıklarına takılmayın mevzu çok derin.

ANALİZ:

* 24 Aralıkta HAMAS 100 kadar füzeyle İsraile saldırarak ateşkesi bozdu. Bu saldırıda sadece 1 İsrailli öldü. Ne iş?
* İsrail bunu fırsat bildi ve yaktı - yıktı. Devam da ediyor edecek de.
* Dünya ülkelerinden klasik tepkiler geldi. Türkiye ise güya Ortadoğu barışı için arabulucu olarak ağır tepki verdi. Ya ne arabulucusu, ortalık oyuncusu. ABD verdi bi oyuncak Türkiye'ye oynuyor bölgesinde. Kim takıyor bizi. Kandırmayın kendinizi....

SENARYO:

Ben su buharından nem kapan biriyim. Gene kaptım tabi. Muhtemel olası teoriler üretmekte geç kalmam hamdolsun.

1. İran, ABD deki kriz gündemini değiştirmek için 2009 da kendisine saldıracağını düşünerek (ki eninde sonunda ABD İrana saldıracak) HAMAS 'a vur emri verdi. Belki de ABD İrana saldırmadan, İran İsraile saldıracak.

2. Arap Birliği diye bir birliksizliğin olduğu ortamda İsrail her daim ve her fırsatta güya vaadedilmiş topraklarını elegeçirmek için hep saldırgan taraf olma huyundan vazgeçmeyecek. Global Kriz en çok ABD yi etkileyecek ve etkiliyor. Ortadoğuyu daha ciddi karıştırarak ABD nin askeri harcamalarını arttırmak, Amerika halkının kriz, işsizlik gibi bunalımlarının yanına yeni ve daha büyük bir savaş gündemi oluşturarak ABD yi iç savaşa ve bölünmeye götürmek.

3 ve 4 de var ama yuh artık dersiniz diye yazmıyom. Gerçi şimdiden demiş de olabilirsiniz.

FIKRA:

Dışişleri Bakanı, koltuğuna oturunca,bürokratları çağırmış ve "Bana, ülkelerin dış politika anlayışları hakkında bir rapor hazırlayın" demiş. İki gün sonra bir dosya getirmişler
önüne. Bakmış,içinde tek bir yaprak ve üzerinde 10-15 satır yazı. Şaşırmış
önce ve "Bu ne?" der gibi dudaklarını büzmüş, sonra okumuş. "Suudi
Arabistan'ın Riyad şehrinde, farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, bir
dinlenme yerine giderek buz gibi kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince
bardaklarında birer karasinek olduğunu farketmişler. İNGİLİZ, başka bir
bardakta yeni bir kola istemiş. İSVEÇLİ, aynı bardakta yeni bir kola
istemiş. FİNLANDİYALI, sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş .
RUS , kolayı sinekle birlikte içmiş. ÇİNLİ, sineği yemiş, kolayı
içmemiş. YAHUDİ, sineği yakalayıp Çinli'ye satmış. JAPON,
değerlendirilmek üzere, sineği Tokyo'ya göndermiş. YUNANLI, kolanın
yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş. NORVEÇLİ,
kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış .
İRLANDALI, sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz'e içirmiş.
AMERİKALI, 5 milyon dolarlık tazminat davası açmış. Arabistan hükümeti,
özür dileyerek, 10 milyon dolar tazminat ödemiş. Bakan, bıyık
altından gülerek rapordan hoşlandığını belirtmiş. "İyi, güzel de, bu turist
grubunun içinde bizden biri yok muymuş?" diye sormadan edememiş. "Varmış
efendim" diyecevaplandırmışlar. Bakan devam etmiş, "Peki, o zaman, O ne
yapmış?". Bürokratlar biribirinin yüzlerine bakmışlar. İçlerinde en
tecrübeli olanı, bir adım öne çıkıp, cevap vermiş, "TÜRK, olayı şiddetle
kınamış."

SONUÇ:

Dünyaya at gözlükleriyle bakmayın, dar düşünmeyin, oyuna gelmeyin. Ivır zıvır boykot adı altında zırvalarla uğraşmayın. Eğer gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız YAPIN.
Her yıl bir öncekini aratıyor ve aratacak. Her açıdan. Buna hazır olun. Önlem alın...
Yine de mutlu yıllar...

Hayat Nedir?

2 yorum

İnsanoğlu bazen umutsuzluğa düşer, karamsarlık denizinde boğulur. Böyle durumlarda aslında kendinin de cevabını bildiği bazı sorularına yanıtları bir dostundan fırça mahiyetinde duymak ister.
En azından ben istiyorum :) İşte bu noktada kıymetli bir dostumla dertleşmek istedim. Sağolsun bana öyle fırçalar attı ki kendime gelmeme vesile oldu.

Fırçanın sonunda hayatın tanımını ve yapmamız gerekeni şöyle özetledi;

Cevap : Tabiki hayır. Asla pes etmek yok. Sürekli mücadele.....

Eyvallah dostum, eyvallah....

Evden, internetten para kazanmak

0 yorum

Herkesin derdi para para para. Ne melen şey bu para!
Varlığı da dert yokluğu da... Hele bu kriz döneminde. Kriz mi? Ne krizi, kriz falan yok hamdolsun diyorsanız başka bloga lütfen.

Ekmek aslanın neresinde? Neyse uzatmayayım. Etohum.tv’de Burak Büyükdemir'in Savaş Şakar ile Evden, internetten para kazanmak konulu röportaj sizlere değişik fikirler verebilir. İzleyelim...



Ayrıca Savaş Bey'in kişisel sitesinde bu konuda yazmış olduğu makaleler;

Windows Evreleri

0 yorum

Sevsek de sevmesek de, kullansak da kullanmasak da Microsoft Windows Bill amcanın büyük bir ticari başarısı. 30+ yaşlarındakiler iyi bilir ne günlerden buralara geldiğimizi. Bilmeyen gençler aşağıdaki videoyu izlediklerinde biraz da şükrederler hallerine :)



Evolution of Microsoft Windows - video powered by Metacafe


Nostaljik duygular içine girdim :)

iPhone Turkcell Vodafon

0 yorum

Vatana millete hayırlı olsun. Sonunda iPhone'larımıza kavuşuyoruz :P
Yurdum şirketleri ve milleti gerçekten çok ilginç. Yıllar önce çıkan ve isteyenlerin de çok zorlanmadan temin ettikleri bir teknoloji ürününü bizim şirketler çok zekice reklam ve satış stratejileriyle; herşeye anında kapılabilen, tüm dertlerini ve sıkıntılarını balık hafızasında tutan yurdum insanına nasıl da ballandıra ballandıra kaktırıyorlar.



Çok mu kaba oldu.... Yarası olan gocunsun. Bu gün her tafarta iPhone haberleri, fiyatları okuduk. Tamam dünyanın bir çok GSM şirketleri bizimkiler gibi abone yöntemiyle satıyorlar iPhone'ları. Belki de Steve amcaları öyle istemiştir. Ama neden hemencecik balıklama atlıyorsunuz ey insan oğlu... Bu teknolojiler sizin için üretilmiyor mu? Evet. O zaman nasıl sahip olacağınız konusunda size diretilenlere neden boyun eğiyorsunuz?

Ücreti X YTL dir kardeşim. Bas parayı al.... Ama yooo, gitgide köleleştirilen insan ırkı bu amaç doğrultusunda kapitalizmin emirlerine riayet etmeye devam ediyor.

İPhone u kötülemiyorum. Bir dostumda vardı inceledim. Hoş ve güzel. Ben burda sistemi eleştiriyorum. Abonelerine yolunacak tavuk muamelesi yapan Turkcell ve hala eski tip bazı telefonlardan Telsim yazısını bile kaldırtamamış dünya devi! Vodafon size sesleniyorum;
- Kendi adıma sizlerin Köle Isaura'sı olmayacağım.
http://nreklam.com/wp-content/uploads/2008/06/turkcell.jpghttp://www.pocketpicks.co.uk/latest/wp-content/uploads/2007/09/vodafone.gif

Bilişimcinin Reklam Kuşağı

0 yorum

Bu üstadlar bir alem. Mustafa ÖZCAN Hocam da döktürmüş :)


Bilişimcinin Reklam Kuşağı

Gece Tarifesi :

- Biz geceleri çok çalışıyoruz.
- Siz kim?
- Ben ve ev arkadaşım Hayrullah.
- Size geceleri çalışan programcı diyelim mi?
- Deyin bişey değişir mi?
- Değişir, sabah erken kalkamazsınız, benziniz sararır, gözleriniz morarır. Siz iyisi mi bizim yazılıma gelin, bizim yazılımda sabah çalışma saati projeye göre ayarlanır.

Bizim Yazılım
Bizim Yazılım
Bizim Yazılım

Yazılımcının önde gideni

Oğlum bakar mısın, çok yeteneklisin :

Bill Gates programcı bir çocuğa bakar ve ondaki yeteneği görür.

- Oğlum bakar mısın çok yeteneklisin, bu adresime mail atar mısın? der.
- Çocuk da kartvizite bakar ve billgates@hotmail.com olduğunu görür.
- Daha başlamadan jübile ! der.
- O kadar spamin arasında benim maili nasıl görecek...


Recep'in Pengueni :


- Birden bire garşıma çıkınca, gagası var gözlerinden biri güçük biri büyük bütün psikoallerjim arttı tabi.
Bu sırada Recep'in telefonu çalar.
- Recep Bey ben Microsoft'tan Pınar.
- Söyle bebişim.
- Recep Bey biz sizin bilgisayarınızda şöyle bir gezindik,
- Ne ! Neden !..
- Sizin iyiliğiniz için tabi efem. Sizin vista'ya geçmeniz gerektiğine kanaat getirdik.
- Nayır istemem benim için böyle bir fedakarlıkta bulunmayın.
- Ama Recep Bey bu şekilde daha mutlu olacaksınız. Hem xp'ye desteği de kesiyoruz.
- Hemen geçelim hemen geçelim. Fiyatı ne kadar bunun?
- 100 USD efendim.
- YUH ! Linux kullansam beş kuruş para vermeden hemi de istemediğin kadar yazılımla birlikte kullanacağım. Defol git başımdan beni Linux'umla baş başa bırak! Open Source'un keyfini çıkaracağım.


KuryeNet : net olmayan hizmet

1 yorum

Önce turkcell şimdi de KuryeNet. Nedir benim bu kurumsal görünümlü vatandaşı enayi yerine koyup, istedikleri gibi oyun oynayan şirketlerden çektiğim.
Yıllardan sonra ilk kez Kredi kartım olacaktı. Bu yaşıma kadar tenezzül edip borç altında ezilmek, alışveriş çılgınlığına koşar adımlarla katılmak istememiştim. Ama artık ben de CIRTT yaptırmak istemiştim. Bu masumane isteğim başvurduğum banka tarafından şiddetle haklı bulunmuş ve bana CIRTT Kartımı KuryeNet ile yolladığını beyan etmişti.

Bekle Allah bekle gelen giden yok. İstanbul merkezi aradım İlgili İlin şubesinde kuryeniz cevabını ve o şubenin telefonunu aldıktan sonra, geçen hafta Perşembe günü telefon açtım.
- Evet bizde.. dedi.. Peki ne zaman BEN DE olacak ? dedim.
- Önümüzdeki günlerde dediler.
Tabi karşılarında yurdum koyunlarından var sandı garibim...
Dedim ki; Beyefendi, baya yuvarlak bir cümle oldu bu. Sizce ben bunu yer miyim?
- nasıl anlamadım dedi...
- Bana net cevap verir misiniz lütfen dedim... yanındakilerle birşeyler konuştu sonra bana ; Bu hafta içinde dedi.. Hadi bakalım bekliyorum dedim..

Tabi gelen giden yok. Bu gün tekrar aradım. Tabi aradım demek yanlış, 33. dk da ancak bir muhattap buldum karşımda. Dedim durum böyle böyle ne iş?
Karşımdaki hanımefendi Ayın 2 sinde yani 2 gün önce adresime uğranmış ama ben yokmuşum deyince kan beynime sıçradı.
- Hanımefendi utanmıyor musunuz yalan söylemeye? Ben 7/24 bu adresteyim, dedim.
Afalladı tabi... Neyse dedim ne zaman teşrif edeceksiniz onu söyleyin? Perşembe günü... Bugün pazartesi siz geçen hafta başında elinize ulaşan kuryeyi önümüzdeki perşembe diye gün veriyorsunuz öyle mi? Peki ben gelip alayım...
- Haşaaa beyefendi elden teslimatımız yok...
- Peki hanımefendi kafanıza göre takılın. İlgili kurum ve mercilere şikayet edeceğim bilesiniz dedim kapattım.

Merkezlerine durumu anlattım kısaca;

Daha önce de mail atmıştım.... Aydın şubenizde kredi kartım var ama bir türlü getirip teslim etme tenezzülünde bulunmuyorlar.
Ben gelip alayım diyorum olmaz burdan teslim yapamayız diyorlar... Niye 10 gündür getirmiyorsunuz diyorum YALAN söylüyorlar "Ayın 2 sinde adresinize uğranmış yokmuşsunuz!".... Ben 24 saaat adresimdeyim. Benim hem evim hem işim burası... geceleri bile burada kalıyorum.
Az önce Aydın şubenizden 30 dk uğraşla telefonu düşürüp görüştüğüm bir kişi bana bu şekilde yalan beyanda bulundu. Ne zaman getirebilirsiniz o zaman ? diye sorduğumda da perşembe günü dediler.... Bu kadar lakayıt bir kurum görmedim.
Umuyorum ki firmanız değil sadece benim muhattap olmak zorunda kaldığım AYDIN şubeniz bu lakayıtlık içindedir.
Şayet öyle ise size AYDIN şubenizi şikayet ediyorum. Gerekeni yapar ve bu sorumsuzluklarına son verirsiniz.

Eğer bu hafta da Kredi kartım elime ulaşmasın ben de hakkımı yasal yollardan arayıp, maduriyetimin tazmini işlemini de başlatacağım...

Saygılarımla..


Sonra da Bankama durumu anlatan bir mail attım. Sonuçta ben onların müşterisiyim ve madurum...

Bakalım ne olacak :) Çatmayın kardeşim bana. Ben yemem.... Hayvan terli.
Borçsuz, dertsiz, sorunsuz, sağlıklı günler dilerim...

Turkcell ve Ben

0 yorum

Beni takip edenler bilir. Geçenlerde de Akbank' a gönderdiğim maili sizlerle paylaşmıştım. Huyum kurusun içimde bir şey tutamam. Bir adaletsizlik gördüm mü bunu direk söyler ve tepkimi dile getiririm. Neyse gene megalomanlık yapmayayım.

Turkcell e gönderdiğim mail:

-----Original message------
From: kefukar{[at]}gmail.com
To: TURKCELL MUSTERI COZUM MERKEZI
Arrived at: 31.03.2008 20:07:47
Subject: sozsiz-Haz?r Kart

İsim Soyisim : kefukar :P
Tukcell/Hazırkart Abonesi : Evet
Gsm : 0535xxxxxxx
Tel : 0535xxxxxxx

Mesaj :

Uzun senelerdin Turkcell abonesiyim. Düzenli olarak konuşur ve sık sık kontör yüklerim. Ama artık yetti. Yaptığınız kampanya veya tarifler diğer GSM firmalarıyla kıyaslanamayacak kadar basit ve kullanıcı dostu olmaktan çok uzak. Bunları da yıllardır sindirdim. Ama sindiremediğim şey, özellikler son aylarda çevremdeki bazı abonelere (kontör yüklemeyen ve doğru dürüst kullanmayan) "size özel kampanya" ya da başka kılıflarla bedava kontör (ihbar et 500 sms kazan olayını kastetmiyorum) gönderilmesini sindiremiyorum. Ben ayda ortalama 250 kontör yüklerken extra bişey yok başka bir abone 2-3 ayda 100 kontör yüklesin bedava kontör gelsin. İyiymiş. Ben de öyle yapayım madem. Siz o tip müşterileri daha çok seviyorsunuz anlaşılan. Bana yok şu kampanya yok bu tarife ondan dolayı diye dönmeye zahmet etmeyim. Ben neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Hatta bir arkadaşım müşteri hizmetlerini arayarak hattını kapattırmak istediğini beyan etmiş ve kapattırmaması karşılığında 1000 kontör bedava yüklendi. Aslında ben de bunları yazacağıma Müşteri hizmetlerini amalıydım. Neyse. İyi çalışmalar.

2 gün sonra Turkcell'den gelen cevap:
Sayın kefukar :),

Turkcell olarak abonelerimizin memnuniyetini artırmak üzere bu tür küçük dönemsel kampanyaları sürekli olarak yapmaktayız. Dönemsel olarak tekrarlanan bu tür kampanyalarımızda her ay farklı kriterlere göre belirlenmiş abonelerimize hediye dk/kontör/SMS verilmektedir.

Ancak bazı kampanyalarımız belirli kriterler göz önünde bulundurularak oluşturuluyor. Kullanım alışkanlıkları, ödeme alışkanlıkları gibi farklı unsurlar kriterlerimizi oluştururken bize yardımcı oluyor.

Farklı kampanyalar sunmaya devam edeceğiz. Web sitemizden kampanyalarımızı takip etmenizi öneriyoruz. İlginiz için teşekkür ederiz.

Tüm kampanyalarımızı ve servislerimizi www.turkcell.com.tr
adresinden güncel olarak takip edebileceğinizi bildirmek isteriz.

Saygılarımızla

Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.

Merih Bekri
Müşteri Çözüm Merkezi


Az önce gönderdiğim karşı mail:
Merih Bey,
Cevap mailiniz gayet açık. Teşekkürler. Ben iddalarımda haklıymışım, bunu siz de kabul etmişsiniz zaten. Sitenizi ve kampanyalarınızı! zaten takip ediyorum. Ama bundan sonra umurumda bile değil. Ben aldım cevabımı. Amacım size HAK - ADALET öğretmek veya aramak değil. Siz yolunuza ben yoluma. İyi günler....
//----------------------------------------------------------------------//

Yorum yapmama lüzum yok. Merih Bey yeterince açık izah etmiş. Evet tespitleriniz doğru ve böyle davranmaya devam edeceğiz demiş....
Benim tavrımı ise zaman içinde görecek Merih Bey ve Turkcell......

OOXML nedir?

0 yorum

Bu konuyu önemli gördüğüm ve katkıda bulunmam gerektiğine inandığım için açtım.

Özgürlükİçin OOXML'e karşı!

Özgürlük için Pardus...
OOXML'e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların "gelecek endişesi" olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz... Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz...

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu...

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede "özgür ve açık standartlar" kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument'ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft'un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML...

OOXML'in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil... OOXML'in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma... Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(...)

OOXML'in ISO standartı olarak kabul edilmesine dair son karar, 24-25 Şubat günü Cenevre'de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantı sonrasında, 30 Mart'a kadar olan süreçte verilecek. Bu toplantıya Türkiye'yi temsilen Türk Standartları Enstitüsü (TSE) katılacak.

Tüm çabamız, Türkiye'nin bu oylamada kullanacağı oyun, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan "OOXML Standardına Hayır" olarak çıkmasını sağlamak.

* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
* OOXML'e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece "şu program gibi davran" diyorlar, örneğin "Word95GibiBiçimlendir" bunlardan biri. Standart "açık" olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
* OOXML'e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000'den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi... Bu yeni standart, Microsoft'un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var....

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft'un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML'i bir ISO standardı haline getirme çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla "OOXML'e Hayır!" diyoruz.

(...)

Özgürlükİçin OOXML'e Hayır!





OOXML'e ben de hayır demek istiyorum! diyorsanız TIKLAYIN....
Özgürlük için Pardus...

TurkMag'deki İkinci İletim

0 yorum

Turkmag.com' daki ilk karalamam

başlıklı iletimde Dost-Sevgili-Eş İlişkilerini başlıklı yazımı sizlerle paylaşmıştım. İkinci yazımda konu olarak İnternet Aşkları başlığıyla genel olarak birçok kişinin bildikleri bazı dikkat edilmesi gerektiğine inandığım bilgilere ayırdım.

İnternet Aşkları

internet aşkı Son yıllarda birçok şey gibi aşklar da değişti. Aslında aşkın tarifi ile başlamak var söze. Ama her ne kadar aşk tarifi yapsam da biliyorum ki bu da göreceli günümüzde. Onun için gerek görmüyorum.

Bizim gençliğimizde kız veya erkek tavlamakGeçen gün bir site keşfettim kız kaynıyor. Şimdiden msn'e 3 tanesini düşürdüm" veya "Kız biliyon mu? Feyzbuk'dan beni hep eski okul ve mahalle arkadaşlarımdan olan erkekler eklemiş. Hele biri var çok şeker. Msn'de de görüşüyoruz." gibi ortamlar veya cümleler akla geliyor. (Tavlamak kelimesi çok kaba!) denildiğinde; mahallede, okulda, çarşıda veya bilumum ortamlarda yapılan bir eylem olarak algılanırdı. Günümüzde ise gençler artık kendi aralarında muhabbet ederken ; "

Velhasıl, sosyalleşmek de kablolarla oluyor. Acıyorum bu gençliğe! Gerçek hayat yerine, sanal bir dünyada yaşıyorlar.

Aşk vardır ve güzeldir!........................

Yazının devamını okumak için tıklayınız......


Bilgisayarcıyı ne güldürür?

0 yorum

Bilgisayarcı!... Çoğumuzun 90'lı yıllarda olmasa da daha sonraları ve halen zaman zaman kendimiz için kullanmakta mecbur kaldığımız bir sıfat.
Neyse bir bilgisayarcı gece yarısı can sıkıntısını gidermek için ne yapar? Tabi birkaç alternatif var ama bunlardan bir tanesi normal insanların yaptığı gibi komik bir video falan izlemektir. Ban de bu seçeneği uygulamaya koydum. Lakin kafa dağıtmak için izlediğim şu videolardan sonra (daha önce de defalarca izlememe rağmen yine izledim) bazı lambalar yandı.
Bu lambalar bana kalsın şimdilik. Hemen bu iletiyi uzatmadan lambalarımın detaylarına dalacağım. Bakalım bu videolar sizin de devrelerinizde lamba yanmasına sebep olacak mı? :)

* Bunu muhtemelen izlemişinizdir.


Peki ya bunu?

takipci.net' e teşekkür

1 yorum

Türk bloglarını takip edip; önemli gördüğü yazıları bir araya toplayıp, copy/paste yerine özet geçerek asıl bloga yönlendiren, emeğe saygı gösteren Takipci.Net site yöneticilerine, benim 4 iletimi sitelerinde yayınlamaya değer gördükleri için sonsuz teşekkürler.



Başarılarınızın devamını diler, ben de sizi takibe aldığımı belirtmek isterim.
Takipci.Net tarafımdan takipdesin, bilesin ;)

Yazılım Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0 yorum

Alakalı – alakasız bir çok sektöre çözüm ürettiklerini iddiada eden firmaların aslında alelacele ve amatörce program yaparak, çözüm yerine ekstra sorun ürettiler. Bu da sektörlerin programlara ve yazılım firmalarına şüphe ile yaklaşmalarına sebep oldu. Neredeyse simitçilere bile program yazmaya çalıştılar. Ne acı ki bu firmaların bazıları büyük paralar kazandıkları için kendilerini de büyük görmeye başladılar.

İşte bu noktada HOOOP diyorum. Yeter artık.

Buradan tüm KOBİ’lere ve sektörlere sesleniyorum. Alacağınız yazılımın ilk önce sakın fiyatına bakmayın. Tek ya da en önemli kriteriniz fiyat olmasın. Çok ucuza mal ettiğinizi zan ettiğiniz bir yazılım size olmadık yeni sorun ve sıkıntılar açabilir. Peki kendilerine sormaları gereken sorular ne olmalı ;

  1. Bu yazılım sayesinde işlerim düzene girecek mi?

  2. Bu yazılım sayesinde işlerim hızlanacak mı?

  3. Bu yazılımı üreten veya satan firma ürününe ne kadar güveniyor?

  4. Bu yazılımı üreten firma ürününe ne kadar destek veriyor?

  5. Bu yazılımı üreten firma ne kadar profesyonel, işini ne kadar önemsiyor?

  6. Bu yazılıma vereceğim para ne kadar sürede bana fazlasıyla geri dönecek?

Bunun yanında önemli hususlardan bazıları ise;

* Şirket Personelinin Eğitim ve beceri düzeylerinin tespit edilmemesi, yazılım ürünleri / hizmetleri satın alınırken yazılımı kullanacak olan kişilerin eğitim ve becerilerinin göz ardı edilmesi,

* Yazılım ürünleri satın alınırken şirket çalışanlarının mevcut sıkıntılarının ve önerilerinin alınmaması,

* Yazılım ürünleri satın alınırken şirketin mevcut verilerinin entegrasyonunun göz ardı edilmesi,

* Yazılım satın alınırken şirketin ileriki dönemlerde ihtiyaçlarının tanımlanmaması ve bu sebeple ileriki dönemlerde alınacak ek yazılımlarda entegrasyon sıkıntıları yaşanması,

Kriterleri ve önemli bazı hususlardan bahsettikten sonra, sizlere bir KOBİ’nin izlemesi gereken rotayı çizmek istiyorum;


Şirketlerin Yazılım Hizmeti Satın Alırken Dikkat Etmesi Gereken Noktalar:


1) Departmanlar Bazında İşleri Tanımlayın:
a) Şirketinizin bütün departmanları için İş Akış Şemaları oluşturun, veya mevcut iş akış şemalarınızı gözden geçirip güncelleyin.
b) Dosya bazında, müşteri bazında iş akışlarını takip edin. İş Akış Şemalarınızın tutarlılığını kontrol edin.

2) Problemlerinizi Tanımlayın:
a) Departmanlar Toplantıları ve Genel Katılımlı Toplantılarla iş akışlarınızdaki problemlerinizi belirleyin.
b) Farklı departmanlarda aynı işe ya da dosyaya veya müşteriye yönelik olarak yapılan işlemleri tanımlayın.
c) Varsa mükerrer işleri tespit edin.

3) Hedeflerinizi Tanımlayın:
a) Departmanlar bazında ve Şirket Geneli için hedeflerinizi belirleyin.
b) Yazılım’dan beklentilerinizi ve Yazılım ile ulaşmak istediğiniz hedefleri belirleyin. Bu hedefler, hızlı gelişme, daha iyi müşteri hizmeti, daha iyi kalite veya daha düşük fiyat gibi belirgin şeyler olmalıdır.
c) Sadece bir departmanda kullanılacak bile olsa alınacak yazılım ürünün ya da hizmetinin, diğer departmanlardaki işleri, süreçleri nasıl etkileyebileceğini analiz edin.

4) Satın Alma Süreci:
a) Hizmet sağlayacak firmadan beklentilerinizi tanımlayın.
b) Piyasa araştırması yapın, sektörünüze hizmet veren firmaları veya benzer yazılımlar üreten firmaları tespit edin.
c) Firmalardan proje dokümanlarını ve takvimini de içeren detaylı teklifler alın.
d) Sağlayıcı firmalarla yüz yüze görüşün, firmayı ve ekibini iyi tanıyın.
e) Hizmet sağlayıcı firmalar hakkında referans araştırması yapın. Hizmet verdikleri müşterilerle görüşün. Hangi hizmeti aldıklarını, ürünün başarısını, memnun oldukları ve olmadıkları konuları irdeleyin.
f) Edindiğiniz bilgilerle her bir üreticinin zayıf ve güçlü yanlarını değerlendirin.
g) Hizmet sağlayıcı firma ile aranızdaki ilişkide olası her türlü durumun açıklandığı özel sözleşmeler hazırlayın.

5) Teknoloji Danışmanlık Hizmeti Alın:
a) İhtiyaçlarınızı doğru tanımlayabilmek için teknoloji danışmanlık hizmeti alın.
b) Size hizmet verebilecek kuruluş araştırmaları için teknoloji danışmanlık hizmeti alın.
c) Hizmet sağlayıcılar arasından doğru seçimi yapabilmek için teknoloji danışmanlık hizmeti alın.
d) Doğru ürünü seçebilmek için teknoloji danışmanlık hizmeti alın.


Hehe... Hadi şimdi bu yazıyı okuyan şirket sahiplerine satın o uyduruk yazılımlarınızıda göreyim :P