hangi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hangi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Katyuşa mı? Matruşka mı?

0 yorum

Yine başladık boykot maillerine, firma ve ürün isimlerine.
Ya kardeşim, balık hafızalı milletim, at gözlüğünü çıkartın artık. Size bir soru?
Katyuşa mı? Matruşka mı?

Evet ikisi de RUS, ikisinin de sonu nereye kadar gider bilemezsin.
İsrail'in Filistin'e saldırısı ve sonrasında hem Türkiye'nin devlet ve millet olarak tepkisi hem de dünya ülkelerinden gelen tepki hakkında birşeyler demek istedim.

Hiçbir insan İsrail'in yaptıklarını haklı gösteremez. Elbet Filistin yönetiminin hataları da çok. Ama konu bu değil. Konumuz bizim durumumuz.
30 unu devirmiş biri olarak ben kendimi bildim bileli İsrail - Filistin çatışması devam eder, edecek de. 1 hafta öncesine kadar biz bu vahşeti gene unutmuştuk. Neden? Çünkü biz balık hafızalıyız. Birden gene hatırladık, devlet ve millet bazında tepki gösterdik. Buna itirazım yok elbet. Zulme karşı susmamak lazım. ABD ve yahudi mallarını boykot mailleri gene havalarda uçuşuyor. Bu mailleri gönderenlerin evinde veya iş yerlerinde %90 bu mallardan var, olacak da.

Hatırlayın Fransa parlementosundan Ermeni Soykırım dosyası geçti diye Fransız mallarını da boykot etmiştik demi? Renault, Citroen v.s. gibi ürünlerin 2007-2008 Türkiye satışlarına bakın :) Renault yerli malı v.s. saçmalıklarına takılmayın mevzu çok derin.

ANALİZ:

* 24 Aralıkta HAMAS 100 kadar füzeyle İsraile saldırarak ateşkesi bozdu. Bu saldırıda sadece 1 İsrailli öldü. Ne iş?
* İsrail bunu fırsat bildi ve yaktı - yıktı. Devam da ediyor edecek de.
* Dünya ülkelerinden klasik tepkiler geldi. Türkiye ise güya Ortadoğu barışı için arabulucu olarak ağır tepki verdi. Ya ne arabulucusu, ortalık oyuncusu. ABD verdi bi oyuncak Türkiye'ye oynuyor bölgesinde. Kim takıyor bizi. Kandırmayın kendinizi....

SENARYO:

Ben su buharından nem kapan biriyim. Gene kaptım tabi. Muhtemel olası teoriler üretmekte geç kalmam hamdolsun.

1. İran, ABD deki kriz gündemini değiştirmek için 2009 da kendisine saldıracağını düşünerek (ki eninde sonunda ABD İrana saldıracak) HAMAS 'a vur emri verdi. Belki de ABD İrana saldırmadan, İran İsraile saldıracak.

2. Arap Birliği diye bir birliksizliğin olduğu ortamda İsrail her daim ve her fırsatta güya vaadedilmiş topraklarını elegeçirmek için hep saldırgan taraf olma huyundan vazgeçmeyecek. Global Kriz en çok ABD yi etkileyecek ve etkiliyor. Ortadoğuyu daha ciddi karıştırarak ABD nin askeri harcamalarını arttırmak, Amerika halkının kriz, işsizlik gibi bunalımlarının yanına yeni ve daha büyük bir savaş gündemi oluşturarak ABD yi iç savaşa ve bölünmeye götürmek.

3 ve 4 de var ama yuh artık dersiniz diye yazmıyom. Gerçi şimdiden demiş de olabilirsiniz.

FIKRA:

Dışişleri Bakanı, koltuğuna oturunca,bürokratları çağırmış ve "Bana, ülkelerin dış politika anlayışları hakkında bir rapor hazırlayın" demiş. İki gün sonra bir dosya getirmişler
önüne. Bakmış,içinde tek bir yaprak ve üzerinde 10-15 satır yazı. Şaşırmış
önce ve "Bu ne?" der gibi dudaklarını büzmüş, sonra okumuş. "Suudi
Arabistan'ın Riyad şehrinde, farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, bir
dinlenme yerine giderek buz gibi kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince
bardaklarında birer karasinek olduğunu farketmişler. İNGİLİZ, başka bir
bardakta yeni bir kola istemiş. İSVEÇLİ, aynı bardakta yeni bir kola
istemiş. FİNLANDİYALI, sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş .
RUS , kolayı sinekle birlikte içmiş. ÇİNLİ, sineği yemiş, kolayı
içmemiş. YAHUDİ, sineği yakalayıp Çinli'ye satmış. JAPON,
değerlendirilmek üzere, sineği Tokyo'ya göndermiş. YUNANLI, kolanın
yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş. NORVEÇLİ,
kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış .
İRLANDALI, sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz'e içirmiş.
AMERİKALI, 5 milyon dolarlık tazminat davası açmış. Arabistan hükümeti,
özür dileyerek, 10 milyon dolar tazminat ödemiş. Bakan, bıyık
altından gülerek rapordan hoşlandığını belirtmiş. "İyi, güzel de, bu turist
grubunun içinde bizden biri yok muymuş?" diye sormadan edememiş. "Varmış
efendim" diyecevaplandırmışlar. Bakan devam etmiş, "Peki, o zaman, O ne
yapmış?". Bürokratlar biribirinin yüzlerine bakmışlar. İçlerinde en
tecrübeli olanı, bir adım öne çıkıp, cevap vermiş, "TÜRK, olayı şiddetle
kınamış."

SONUÇ:

Dünyaya at gözlükleriyle bakmayın, dar düşünmeyin, oyuna gelmeyin. Ivır zıvır boykot adı altında zırvalarla uğraşmayın. Eğer gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız YAPIN.
Her yıl bir öncekini aratıyor ve aratacak. Her açıdan. Buna hazır olun. Önlem alın...
Yine de mutlu yıllar...

Evden, internetten para kazanmak

0 yorum

Herkesin derdi para para para. Ne melen şey bu para!
Varlığı da dert yokluğu da... Hele bu kriz döneminde. Kriz mi? Ne krizi, kriz falan yok hamdolsun diyorsanız başka bloga lütfen.

Ekmek aslanın neresinde? Neyse uzatmayayım. Etohum.tv’de Burak Büyükdemir'in Savaş Şakar ile Evden, internetten para kazanmak konulu röportaj sizlere değişik fikirler verebilir. İzleyelim...



Ayrıca Savaş Bey'in kişisel sitesinde bu konuda yazmış olduğu makaleler;

Turkcell ve Ben

0 yorum

Beni takip edenler bilir. Geçenlerde de Akbank' a gönderdiğim maili sizlerle paylaşmıştım. Huyum kurusun içimde bir şey tutamam. Bir adaletsizlik gördüm mü bunu direk söyler ve tepkimi dile getiririm. Neyse gene megalomanlık yapmayayım.

Turkcell e gönderdiğim mail:

-----Original message------
From: kefukar{[at]}gmail.com
To: TURKCELL MUSTERI COZUM MERKEZI
Arrived at: 31.03.2008 20:07:47
Subject: sozsiz-Haz?r Kart

İsim Soyisim : kefukar :P
Tukcell/Hazırkart Abonesi : Evet
Gsm : 0535xxxxxxx
Tel : 0535xxxxxxx

Mesaj :

Uzun senelerdin Turkcell abonesiyim. Düzenli olarak konuşur ve sık sık kontör yüklerim. Ama artık yetti. Yaptığınız kampanya veya tarifler diğer GSM firmalarıyla kıyaslanamayacak kadar basit ve kullanıcı dostu olmaktan çok uzak. Bunları da yıllardır sindirdim. Ama sindiremediğim şey, özellikler son aylarda çevremdeki bazı abonelere (kontör yüklemeyen ve doğru dürüst kullanmayan) "size özel kampanya" ya da başka kılıflarla bedava kontör (ihbar et 500 sms kazan olayını kastetmiyorum) gönderilmesini sindiremiyorum. Ben ayda ortalama 250 kontör yüklerken extra bişey yok başka bir abone 2-3 ayda 100 kontör yüklesin bedava kontör gelsin. İyiymiş. Ben de öyle yapayım madem. Siz o tip müşterileri daha çok seviyorsunuz anlaşılan. Bana yok şu kampanya yok bu tarife ondan dolayı diye dönmeye zahmet etmeyim. Ben neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Hatta bir arkadaşım müşteri hizmetlerini arayarak hattını kapattırmak istediğini beyan etmiş ve kapattırmaması karşılığında 1000 kontör bedava yüklendi. Aslında ben de bunları yazacağıma Müşteri hizmetlerini amalıydım. Neyse. İyi çalışmalar.

2 gün sonra Turkcell'den gelen cevap:
Sayın kefukar :),

Turkcell olarak abonelerimizin memnuniyetini artırmak üzere bu tür küçük dönemsel kampanyaları sürekli olarak yapmaktayız. Dönemsel olarak tekrarlanan bu tür kampanyalarımızda her ay farklı kriterlere göre belirlenmiş abonelerimize hediye dk/kontör/SMS verilmektedir.

Ancak bazı kampanyalarımız belirli kriterler göz önünde bulundurularak oluşturuluyor. Kullanım alışkanlıkları, ödeme alışkanlıkları gibi farklı unsurlar kriterlerimizi oluştururken bize yardımcı oluyor.

Farklı kampanyalar sunmaya devam edeceğiz. Web sitemizden kampanyalarımızı takip etmenizi öneriyoruz. İlginiz için teşekkür ederiz.

Tüm kampanyalarımızı ve servislerimizi www.turkcell.com.tr
adresinden güncel olarak takip edebileceğinizi bildirmek isteriz.

Saygılarımızla

Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.

Merih Bekri
Müşteri Çözüm Merkezi


Az önce gönderdiğim karşı mail:
Merih Bey,
Cevap mailiniz gayet açık. Teşekkürler. Ben iddalarımda haklıymışım, bunu siz de kabul etmişsiniz zaten. Sitenizi ve kampanyalarınızı! zaten takip ediyorum. Ama bundan sonra umurumda bile değil. Ben aldım cevabımı. Amacım size HAK - ADALET öğretmek veya aramak değil. Siz yolunuza ben yoluma. İyi günler....
//----------------------------------------------------------------------//

Yorum yapmama lüzum yok. Merih Bey yeterince açık izah etmiş. Evet tespitleriniz doğru ve böyle davranmaya devam edeceğiz demiş....
Benim tavrımı ise zaman içinde görecek Merih Bey ve Turkcell......

SourceForge Programs

2 yorum


Bana "sen tuhaf adamsın, cinssin..." diyen dostlarıma ve tanıdıklarıma gecenin bu saatinde (03:00) hak vermeye başladım :)
Uyumaya çalıştım ama beceremedim. Fakat cinslik burda değil. Kalkıp PC mi açıp kendi blogumda yine bana ait olan başka bir blogumun tanıtım yazısınız daha doğrusu reklamını yapmak için :D
Yaklaşık 5 gündür zaman zaman http://sourceforgeprograms.blogspot.com bloguma veri girmek için uğraşım. Aslında blog ifadesi pek uygun değil lakin sonuçta blogspot.
Yine 5 gün önce bu saatlerde bir Açık kaynak program arıyordum. Doğal olarak önce SF ye bakmak aklıma geldi. Ama o kadar çok proje var ki :) arama yapmama rağmen zorlandım, bunaldım, sıkıldım ama buldum. Sonra http://sourceforgeprograms.blogspot.com
adını alıp kendimce önemli gördüğüm en güzel ve en çok rağbet gören programları burada derlemeye başladım. Temel yapıyı bitirdim. Şu an itibariyle

kategorilerinde toplamda 144 program tanıtımı ve indirme adresleri mevcut.
Bu programların isimleri ise şunlardır;
Düşündüm de sadece ben değil beni seven ve takip eden dostlarım da faydalansın. Ara sıra SF program arşiv bloğuma eklemeler yapacağım. Bu arada SF ye ve tüm Open Source camiasına saygılar. İyiki varsınız.
-> Sanırım bu bir Reklam iletisi oldu. İdare edin artık. :-)

Hangi Programlama Dili ?

1 yorum


Açıkcası ben bu sorunun cevabını 3 yıldır arıyorum hala bulmuş değilim :)
Gençliğimde GWBasic le başlamıştım. Sonra Quick Basic çıktı ki uff o ne güzellik artık 10 - 20 - 30 gibi satır numaralarından kurtulmuş daha görsel bir editöre kavuşmuştuk. Küçük şeylerle mutlu olabiliyorduk.
Geçmiş geçti gitti şimdi ve gelecekten bahsetmek sanırım daha münasip. Mevcut diller ve kullanım oranlarını Buradan inceleyebilirsiniz. Tabiki bu dünyadaki istatistiği. Ülkemizde ise malumunuz bu grafik baya farklı. Bu konuya daha sonra değineceğim ben şimdi asıl mavcuya gireyim.

Bence en güzeli Hangi Programlama Dili ? sorusunu aşağıdaki soruları cevapladıktan sonra kendiniz yanıt vermenizdir .

  1. Bir dil öğrenmekteki amacım ne?
  2. Gerçekten gerekli mi öğrenmem?
  3. Kariyer mi? Para mı?
  4. Öğrenmek için ayıracağım süre ne kadar?
  5. Hagi alanlarda projeler geliştirmek istiyorum?
  6. IDE ve Syntax (yazım dili,şekli) olarak ruhumu okşuyor mu?
  7. Bu dil hala destekleniyor ve geliştiriliyor mu?
Bu soruları yanıtladıktan sonra kararı kendiniz rahatlıkla verebilirsiniz. Önemli olan o dil mi bu dil mi? diye çok vakit kaybetmeyin. Yoksa hiçbir dili hakkıyla öğrenemezsiniz (Tecrübeyle sabit). Yukarıdaki sorulara içtenlikle cevap verdikten sonra size uygun olduğuna inandığınız dile hemen başlayın ve artık aklınızda 'acaba şunu mu öğrenseydim, aslında şu dili daha çok övüyorlar' gibi şeytani vesveselere kulaklarınızı tıkayın.
Hangi dil olursa olsun ARAÇTIR. Amaç ise Programdır. Hakkıyla öğrendiğiniz bir dil varsa yani Programcıysanız, başka bir dile geçmek sizin en fazla 1 haftanızı alır. O da IDE ye ve Syntaxlara alışma zamanıdır. Algoritma aynı, OOP aynı, if aynı if for aynı for....

Artık hangi programlama dilini öğreneceğinizi biliyorsunuz ve aklınızda şüphe yok. Eee daha ne duruyorsunuz ? Ne başladınız mı? Peki Allah zihin açıklığı versin. Kolay Gelsin. Başarılar ;)