karakter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karakter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

iPhone Turkcell Vodafon

0 yorum

Vatana millete hayırlı olsun. Sonunda iPhone'larımıza kavuşuyoruz :P
Yurdum şirketleri ve milleti gerçekten çok ilginç. Yıllar önce çıkan ve isteyenlerin de çok zorlanmadan temin ettikleri bir teknoloji ürününü bizim şirketler çok zekice reklam ve satış stratejileriyle; herşeye anında kapılabilen, tüm dertlerini ve sıkıntılarını balık hafızasında tutan yurdum insanına nasıl da ballandıra ballandıra kaktırıyorlar.



Çok mu kaba oldu.... Yarası olan gocunsun. Bu gün her tafarta iPhone haberleri, fiyatları okuduk. Tamam dünyanın bir çok GSM şirketleri bizimkiler gibi abone yöntemiyle satıyorlar iPhone'ları. Belki de Steve amcaları öyle istemiştir. Ama neden hemencecik balıklama atlıyorsunuz ey insan oğlu... Bu teknolojiler sizin için üretilmiyor mu? Evet. O zaman nasıl sahip olacağınız konusunda size diretilenlere neden boyun eğiyorsunuz?

Ücreti X YTL dir kardeşim. Bas parayı al.... Ama yooo, gitgide köleleştirilen insan ırkı bu amaç doğrultusunda kapitalizmin emirlerine riayet etmeye devam ediyor.

İPhone u kötülemiyorum. Bir dostumda vardı inceledim. Hoş ve güzel. Ben burda sistemi eleştiriyorum. Abonelerine yolunacak tavuk muamelesi yapan Turkcell ve hala eski tip bazı telefonlardan Telsim yazısını bile kaldırtamamış dünya devi! Vodafon size sesleniyorum;
- Kendi adıma sizlerin Köle Isaura'sı olmayacağım.
http://nreklam.com/wp-content/uploads/2008/06/turkcell.jpghttp://www.pocketpicks.co.uk/latest/wp-content/uploads/2007/09/vodafone.gif

Kimlik Degistirme Macerasi

0 yorum




Malum boşandık ya nufus cüzdanımızı değiştirelim dedik. En yakın nüfus müdürlüğüne gittim. Memur Bey! e izah ettim durumu.
- "Bu ilde ikamet etmediğiniz için veremem" dedi.
Nasıl olur MERNİS miş, online network ağıymış falan çok tekniğe dalmadan dedim ki;
- Ben Türkiye'nin her yerinden değiştiririm memur bey! desem de beyefendiye bununla ilgili bir yazı gelmediği için Nuh dedi Peygamber demedi.

Kan beynime hızlı çıkar benim. Bağırdım hafiften :) ama çare olmadı.
O sinirle Biraz daha büyük yakındaki bir başka ilçeye bastım gittim. Ben yanlış birşey istemiyorum ki. Ya da olmayacak birşey. Bu cüzdanı bana vermek zorundalar.

Yeni nüfus memuruna izah ettim durumu.
- Elbette alabilirsiniz dedi. Sıram gelince de cillop gibi sıfır km. memurdan olan nüfus cüzdanımı aldım.

Dönüşte şeytan dürtükledi tabi... :)
İlk memura, konuyla ilgili kendisine yazı gelmeyene, 60 yaşlarında olana, muhtemelen ilk yada orta okul mezunu olan Bey! uğramak lazımdı.
Ağzının payını vermek, kefukarla uğraşmaması gerektiğini, karşısındaki her vatandaşın koyun olmadığını anlatmak gerekti.

Girdim içeri elimde yeni nüfus cüzdanım malum memura yüksek sesle seslendim:
- Size gelmeyen yazı X nüfus müdürlüğünde mevcutmuş. Yeniledim. Evraklarınızı kontrol edersiniz artık. Dedim ve karşılık vermesine müsade etmeden döndüm gittim.
Hoş girdiği şok ile pek karşılık verecek durumu da gözükmüyordu ya neyse...
Az sonra da ilgili devlet birimine bir mail atcağım :)

//------

Ayrıca elime itinayla ulaştırılmayan Kredi Kartımla ilgili, bankama attığım mail sonucunda bana döndüler. Durumu teyit ettim ve en yakın şubeye yönlendirmelerini rica ettim. Kabul ettiler ve ilgileneceklerini söylediler. KuryeNet ile ilgili düşüncelerimi de paylaştım ve aynı firma ile ilgili çok şikayet aldıklarını öğrendim.

Bugün eğlendim ben ya :) Adrenalini seviyorum. Hakkımı aramayı seviyorum. Nus ile uslanmayanı Tekdir etmeyi de seviyorum. (Köteğe karşıyım)

Steve Jobs'dan nameler

0 yorum

İnsanın hayatta bazen kırılma veya dönüm noktaları vardır. Bunlar bazen hatadır bazen doğru kararlardır. Ama Bazılarının doğru mu yoksa hatalı mı olduğu bir süre sonra anlaşılır. Önemli olan insanın o danda sadece kendisinin doğru olduğuna yürekten inandığı şeyleri yapmasıdır. Bu verfiği karar hatalı dahi olsa bir süre sonra bunu anladığı zaman "kendim ettim kendim buldum" demesi, öz eleştiri yapabilir bir hale gelmesi için önemlidir.
Elbette hayattan ders almak için illaki hata yapmamız gerekmez. Başkalarının hayat hikayeleri; hataları, doğruları ve yaşadıklarını gözlemleyip ders çıkarmak da muhakkak yararlıdır. Steve Jobs 'un yeni mezun gençlere verdiği mesaj çok önemli tiyolar içeriyor.



Aç kalmak mı? Ahmaklık mı? Azim mi? Başarı mı?..... Bence hayat bir bütün. Zaman zaman bunları herkes yaşıyor ve yaşamalı da....

Turkmag.com' daki ilk karalamam

0 yorum


Kısa süre önce Turkmag.com yöneticilerinden olan Ferhat Bey 'den Turkmag için yazarlık teklifi almıştım. Onların deyimiyle Kalemşör. Sağolsunlar blogumu takip ettiklerini ve beni aralarında görme isteklerini bildirdiklerinde hiç düşünmeden kabul ettim. Turkmag.com yeni bir oluşum. Şahsi kanaatim Türkiyemizin ihtiyacı olan bir eksiği giderme noktasında kurulmuş, çok samimi ve ciddi üstadlardan oluşuyor. Yoksa siz yeni mi duyuyorsunuz? O zaman hemen künyeye bir göz atın.
İlk yazımı karalayıp yolladım. Konumu insan ilişkilerinden ilk sırada yer alan dost, sevgili ve eş ilişkilerine ayırdım. Beta aşamasında olan Turkmag.com hızlı ve ciddi ilerlemesini sürdürerek çok kısa zamanda çok değerli bilgiler içeren dev bir online Türkçe dergi haline geleceğinden eminim. Bu Türkçe içeriğe elimden ve dilimden geldiğince katkıda bulunmaya çaba göstereceğim.
Herkesi bu içeriğe katkıda bulunmaya davet ediyorum.

Eğitim Şart !

0 yorum

Eğitim Şart!

İnsanoğlu 6 aylıkken başlıyor çevresini gözlemlemeye birşeyler öğrenmeye başlıyor. 2,5 yaşında iken beyni bir Prof.'un 2 katı kadar kapasiteyle çalışıyor. Maşşallah Maşşallah... Sonra büyüyor, okula gidiyor. Daha 6 aylıkken birşeyler öğrenmek için etrafına bakınan, konuşma ve olanları anlamaya çalışan insanoğlu; bu hevesini fazladıyla uygulayabilme imkanı olan okulda başka biri oluveriyor. (İstisnalar elbet var.)

Henüz 3 yaşında "Anne ben okula ne zaman gidecem, bana ne zaman çanta-önlük alacaksınız" diyen çocuk, okul hayatının başlaması ile birlikte hayalleri trajedi, hatta kabusa dönüşmeyebaşlıyor. Peki ne oluyor da böyle olooooor?

Aslında durum basit. Çocuk araştırmacı, öğrenme azmiyle yanıp tutuşuyor.

Herkese herşeyi soruyor. Anne, baba, dede, öğretmen... Bir süre sonra aldığı cevapların şekli ve niteliği değişiyor. "Ya bi sus", "Bi o kaldı öğrenmediğin", "Senin yaşın küçük anlamazsın" gibi cevapları almaya başladı mı dünyanın hiç de tahmin etmediği kadar enteresan ve tuhaf olduğunu idrak etmeye başlıyor.

Yine aynı karakterler çocuklarının ilk yıllarında;"baba dedi baba", "kendi yemek yiyebiliyor", "çişini söylüyor".... durumlarından bir süre sonra iş değişir. "Oğlum sus bi", "elleme kıracaksın", "i daha çekmeceleri karıştırırsan sorarım sana"... gibi azarlamalarla çocukdaki Öğrenme, merak ve araştırma duygularını daha 3-4 yaşlarındayken köretmeye çaba sarfediyoruz.

Pısırık, korkak, çekingen bir evlat yetiştirdiğimizin farkında bile olmuyoruz.
Şimdi özetleyelim senaryomuzu. Senaryo dediysek dizi çekmeyecez. Gerçek senaryolar bu. Hayat hayat....

Bir çocuk var; Önce azimli, meraklı, çalışkan, hevesli, araştırmacı, çok zeki...

Okul yaşlarından itibaren aynı çocuk; Hayattan bezmeye başlayan, herkesin kendisiyle uğraştığı izlenimi içinde, öğrenme azmini kaybetmeye başlamış, merak duygusunun ne olduğunu yakında tamamen unutacağını bilen, pısırık ve korkak...

Sorarım size, biz neden kendi evlatlarımıza, gençliğimize bu kadar kötülük yapıyoruz? Sonrada "ya bu çocuk küçükken böyle değildi" diyoruz. Değildi tabi SİZ bu hale getirdiniz. Anne- Baba- Öğretmenler - Toplumun Tüm bireyleri...

Suçlular Ayağa Kalkın! desem tüm yurdum insanı ayağa kalmak zorunda kalır.
Neden böyleyiz, neden kendi evlatlarımıza bu kadar kötülük yapıyoruz. Sonrada "bizden bişey olmaz", "biz olmayız", "ne olacak bu memleketin hali" muhabbetleriyle suçlu papua yeni ginelilermiş gibi şuçlu ararız...

Utanın be. Ayıp ayıp. Koca koca adamlarsınız.

Şu anda böyle yetişen gençlik size sesleniyorum : Kendinize gelin, özünüze, çocukluğunuza dönün.. Unutun ane, baba ve öğretmenlerinizden yediğiniz azarları. Gene korkusuz, gene meraklı gene araştırmacı olun. Çünkü şu an her zamankinden fazla bilgiye açsınız.
Ailenizden veya okullardan aldığınızı sandığınız EĞİTİMİ ! unutun. Onlar sizi pısırıklaştırmakiçin verdiler o eğitimleri. Benim insanım, benim gencim pısırık olamaz. Lafla "ecdadımız şöyleyapmış, böyle yapmış" demekle siz bişey mi yaptığınızı sanıyorsunuz. Siz de yapın torunlarımız da bizlere desin.

Kimin EĞİTİM'e ihtiyacı var?

Ömrümü yediniz, ömrümü...