Aşağıdaki videoda penguenler uçuyor. Evet evet yanlış okumadınız uçuyor. Küresel ısınmadan dolayı daha soğuk bir kıta veya gezegen olup olmadığını mı keşfe çıktılar dersiniz? Yoksa CanSecWest organizasyonunda Mac OS X ve Windows Vista'nın hakkından gelen uzmanlara karşı ayakta kalan tek işletim sisteminin GNU/Linux Ubuntu 7.10 olduğundan mı?
Özgürlükİçin topluluğu bir süredir OOXML'in neden kötü bir dosya biçimi olduğu, neden bir ISO standardı olmaması gerektiği ve neden TSE'nin bu standarda karşı çıkması gerektiğini anlatan "OOXML'e Hayır!" kampanyasını yürütüyordu. Kampanya kapsamında başlatılan imza kampanyası ile kısa sürede 1500'e yakın imza toplandı ve OOXML'e karşı hazırladığımız banner ve düğmeler kampanyamıza destek verenlerin web sayfalarında ve önemli internet portallarında yer aldı. Birçok haber sitesinde OOXML ile ilgili hazırladığımız haberler yer alırken, OOXML ile ilgili dünyada yaşanan gelişmeler de Özgürlükİçin'in haber bölümünde yer aldı.
Bugüne kadar yaptıklarımızı özetledikten sonra şimdi özellikle bu haftayı ve TSE'nin oyunu değiştirmesine giden süreci anlatalım. BRM toplantısının ardından bu hafta başında UEKAE / Pardus tarafından düzenlenen OOXML Çalıştayı toplantısına biz de Özgürlükİçin ekibi olarak katıldık. Perşembe günü Ankara'da TÜBİTAK Başkanlık'ta yapılan toplantı ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Araştırma Görevlisi olan Gökdeniz Karadağ'ın OOXML'in teknik analizini ve eksikliklerini gösteren bir sunum yapması ile başladı. Özgürlükİçin editörlerinden Akın Ömeroğlu ise "OOXML, Özgür Yazılım ve Özgür Bilgi" başlıklı OOXML ile ilgili özgür yazılım dünyasının taşıdığı teknik ve hukuki endişeleri dile getiren bir sunum yaptı. Verilen kısa bir aradan sonra Özgürlükİçin editörlerinden Ali Işıngör, dünyada OOXML ile ilgili gelişmelerin ne olduğuna dair bir sunum yaptı. Son sunumda ise Erkan Tekman, "OOXML ve Ulusal Yarar" ile ilgili endişeleri dile getirdi.
DPT bünyesinde çeşitli kamu kuruluşlarının eşgüdümde olduğu Birlikte Çalışabilirlik Grubu'nun yoğun bir ilgi gösterdiği toplantıya; Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı, Elektrik Mühendisleri Odası ve diğer kamu kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı.
Bu çalıştay sonrasında TSE'de yapılan toplantıya ise OOXML ile ilgili karar sürecinde önemli rol oynayan ihtisas komisyonu üyeleri ile Pardus projesi adına Erkan Tekman, TÜBİTAK UEKAE adına Barış Erdoğan, LKD adına Türker Gülüm, ODTÜ adına Gökdeniz Karadağ ve Özgürlükİçin adına Akın Ömeroğlu ile Ali Işıngör katıldı. Toplantıda TSE'nin karar alma süreçleri ile Türkiye'nin alması gereken tavır ve OOXML'in ulusal faydası görüşüldü.
Cuma günü de üst düzeyde devam eden toplantılar neticesinde TSE, 29 Mart 2008 Cumartesi günü aldığı kararla, Türkiye'nin EVET yönündeki eski oyu ÇEKİMSER olarak değiştirmeye karar verdi.
Bu mücadelede büyük bir çaba gösteren Özgürlükİçin topluluğuna ve Türkiye özgür yazılım camiasının tüm diğer üyelerine teşekkürü bir borç biliriz...
Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların "gelecek endişesi" olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz... Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz...
Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.
2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu...
OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede "özgür ve açık standartlar" kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument'ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft'un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML...
OOXML'in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil... OOXML'in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma... Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!
(...)
OOXML'in ISO standartı olarak kabul edilmesine dair son karar, 24-25 Şubat günü Cenevre'de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantı sonrasında, 30 Mart'a kadar olan süreçte verilecek. Bu toplantıya Türkiye'yi temsilen Türk Standartları Enstitüsü (TSE) katılacak.
Tüm çabamız, Türkiye'nin bu oylamada kullanacağı oyun, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan "OOXML Standardına Hayır" olarak çıkmasını sağlamak.
* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz! * OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi? * OOXML'e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece "şu program gibi davran" diyorlar, örneğin "Word95GibiBiçimlendir" bunlardan biri. Standart "açık" olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum. * OOXML'e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000'den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize! * OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi... Bu yeni standart, Microsoft'un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!
Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var....
ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft'un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML'i bir ISO standardı haline getirme çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla "OOXML'e Hayır!" diyoruz.
(...)
Özgürlükİçin OOXML'e Hayır!
OOXML'e ben de hayır demek istiyorum! diyorsanız TIKLAYIN....
Geçenlerde 3 TB lık bir arşiv server'ı yapmamız gerekti. Win XP 2 TB dan fazlasını görmeyi başaramamakta. Gerçi ufak tekef hack'lerle mümkün. Yine de M$ a lisans ücreti vermemek adına 5 Adet 750 Gb lık HDD lerimizi Linux ile software RAID 5 yapmak için işe koyulduk.Bu ama için google a sorduk hangi Linux dağıtımını kullanalım diye. O da bize OpenSuse dedi :) How to install openSUSE on software RAIDlinkine ulaştık ve aynen dediklerini yapmaya başladık. Raid 5 yaptığımız HDD'leri formatlamaya başladığında işlem yaptığı HDD'den kafa sesi gelmeye başladı. Tam mutlu gülümsemeler kaplamışken simamızı bir an da suratımız düştü. Kısa bir şokdan sonra pc yi kapattık. Yeniden açtığımızda HDD'nin biri açılışta hata verdi. Hata veren HDD ye ne yaptıysak düzelmedi. Format (Fat32,NTFS,ext3...) atmak da fayda etmedi. Fiziksel olarak arızalanmıştı. Yerine sağlam/yeni bir HDD koyarak tekrar OpenSuse'i denedik. Çünkü Suse'ye kabahati yüklemek için bir deneme daha yapmak lazımdı. Belki gerçekten HDD'de bir üretim hatası vardı, ya da başka bir sebep. İşlemi openSuse'de yeniden başlattık. Yine format kısmına geldiğinde bu sefer başka bir HDD den sen gelmeye başladı. Bu kez tereddütsüz kapattık ve kurtardık HDD'yi.Sonuç olarak M$ lisansı alarak server'ı Raid 5 ile hazır hale getirdik. Yıllardır openSource ve Linux taraftarı ve savunucusu olarak ne yalan söyliyeyim zoruma gitti :(
Open Source' un gücü, her geçen gün artıyor. Bu güce ve yönelişe, bir çok durumda yaptığımız gibi bazı uzuvlarımızı tıkadık. (Göz ve Kulaktan bahsediyorum) Şirketler ve ülkeler hızla Open Source'a (Açık Kod) geçerken bizde 'Aman o da neymiş. Ben kod yazacam ve bunları açacam herkese. Hele bi de ücretsiz vermek. Aptallaşma.' şeklinde karşılık bulmuştur. Bu arkadaşlara bazı Aptal Örnekler vermek isterim;
Borland, Interbase'in kodlarını açtı ve bir grup gönüllü FireBird adıyla geliştirmeye devam etti.
Örnekler arasına Linux u belirtmeye gerek bile duymadım :) Bütün bu şirketler ve kişiler Aptal değil mi? Bu konuyu biraz düşünün. Bulamadığınız cevapları ileriki zamanlarda vermeye çalışacağım ;)