destek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
destek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Katyuşa mı? Matruşka mı?

0 yorum

Yine başladık boykot maillerine, firma ve ürün isimlerine.
Ya kardeşim, balık hafızalı milletim, at gözlüğünü çıkartın artık. Size bir soru?
Katyuşa mı? Matruşka mı?

Evet ikisi de RUS, ikisinin de sonu nereye kadar gider bilemezsin.
İsrail'in Filistin'e saldırısı ve sonrasında hem Türkiye'nin devlet ve millet olarak tepkisi hem de dünya ülkelerinden gelen tepki hakkında birşeyler demek istedim.

Hiçbir insan İsrail'in yaptıklarını haklı gösteremez. Elbet Filistin yönetiminin hataları da çok. Ama konu bu değil. Konumuz bizim durumumuz.
30 unu devirmiş biri olarak ben kendimi bildim bileli İsrail - Filistin çatışması devam eder, edecek de. 1 hafta öncesine kadar biz bu vahşeti gene unutmuştuk. Neden? Çünkü biz balık hafızalıyız. Birden gene hatırladık, devlet ve millet bazında tepki gösterdik. Buna itirazım yok elbet. Zulme karşı susmamak lazım. ABD ve yahudi mallarını boykot mailleri gene havalarda uçuşuyor. Bu mailleri gönderenlerin evinde veya iş yerlerinde %90 bu mallardan var, olacak da.

Hatırlayın Fransa parlementosundan Ermeni Soykırım dosyası geçti diye Fransız mallarını da boykot etmiştik demi? Renault, Citroen v.s. gibi ürünlerin 2007-2008 Türkiye satışlarına bakın :) Renault yerli malı v.s. saçmalıklarına takılmayın mevzu çok derin.

ANALİZ:

* 24 Aralıkta HAMAS 100 kadar füzeyle İsraile saldırarak ateşkesi bozdu. Bu saldırıda sadece 1 İsrailli öldü. Ne iş?
* İsrail bunu fırsat bildi ve yaktı - yıktı. Devam da ediyor edecek de.
* Dünya ülkelerinden klasik tepkiler geldi. Türkiye ise güya Ortadoğu barışı için arabulucu olarak ağır tepki verdi. Ya ne arabulucusu, ortalık oyuncusu. ABD verdi bi oyuncak Türkiye'ye oynuyor bölgesinde. Kim takıyor bizi. Kandırmayın kendinizi....

SENARYO:

Ben su buharından nem kapan biriyim. Gene kaptım tabi. Muhtemel olası teoriler üretmekte geç kalmam hamdolsun.

1. İran, ABD deki kriz gündemini değiştirmek için 2009 da kendisine saldıracağını düşünerek (ki eninde sonunda ABD İrana saldıracak) HAMAS 'a vur emri verdi. Belki de ABD İrana saldırmadan, İran İsraile saldıracak.

2. Arap Birliği diye bir birliksizliğin olduğu ortamda İsrail her daim ve her fırsatta güya vaadedilmiş topraklarını elegeçirmek için hep saldırgan taraf olma huyundan vazgeçmeyecek. Global Kriz en çok ABD yi etkileyecek ve etkiliyor. Ortadoğuyu daha ciddi karıştırarak ABD nin askeri harcamalarını arttırmak, Amerika halkının kriz, işsizlik gibi bunalımlarının yanına yeni ve daha büyük bir savaş gündemi oluşturarak ABD yi iç savaşa ve bölünmeye götürmek.

3 ve 4 de var ama yuh artık dersiniz diye yazmıyom. Gerçi şimdiden demiş de olabilirsiniz.

FIKRA:

Dışişleri Bakanı, koltuğuna oturunca,bürokratları çağırmış ve "Bana, ülkelerin dış politika anlayışları hakkında bir rapor hazırlayın" demiş. İki gün sonra bir dosya getirmişler
önüne. Bakmış,içinde tek bir yaprak ve üzerinde 10-15 satır yazı. Şaşırmış
önce ve "Bu ne?" der gibi dudaklarını büzmüş, sonra okumuş. "Suudi
Arabistan'ın Riyad şehrinde, farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, bir
dinlenme yerine giderek buz gibi kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince
bardaklarında birer karasinek olduğunu farketmişler. İNGİLİZ, başka bir
bardakta yeni bir kola istemiş. İSVEÇLİ, aynı bardakta yeni bir kola
istemiş. FİNLANDİYALI, sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş .
RUS , kolayı sinekle birlikte içmiş. ÇİNLİ, sineği yemiş, kolayı
içmemiş. YAHUDİ, sineği yakalayıp Çinli'ye satmış. JAPON,
değerlendirilmek üzere, sineği Tokyo'ya göndermiş. YUNANLI, kolanın
yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş. NORVEÇLİ,
kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış .
İRLANDALI, sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz'e içirmiş.
AMERİKALI, 5 milyon dolarlık tazminat davası açmış. Arabistan hükümeti,
özür dileyerek, 10 milyon dolar tazminat ödemiş. Bakan, bıyık
altından gülerek rapordan hoşlandığını belirtmiş. "İyi, güzel de, bu turist
grubunun içinde bizden biri yok muymuş?" diye sormadan edememiş. "Varmış
efendim" diyecevaplandırmışlar. Bakan devam etmiş, "Peki, o zaman, O ne
yapmış?". Bürokratlar biribirinin yüzlerine bakmışlar. İçlerinde en
tecrübeli olanı, bir adım öne çıkıp, cevap vermiş, "TÜRK, olayı şiddetle
kınamış."

SONUÇ:

Dünyaya at gözlükleriyle bakmayın, dar düşünmeyin, oyuna gelmeyin. Ivır zıvır boykot adı altında zırvalarla uğraşmayın. Eğer gerçekten birşeyler yapmak istiyorsanız YAPIN.
Her yıl bir öncekini aratıyor ve aratacak. Her açıdan. Buna hazır olun. Önlem alın...
Yine de mutlu yıllar...

Keser döner sap döner, gün olur hesap döner!

0 yorum

Aslında bu tür konulara girmekten kaçınırım ama cidden çok sinirliyim.
Uzatmayacam vaaz da vermeyecem. Bir tek ayet meali ve birkaç fotoğraf sadece...

Ali-İmran suresi 112. Ayet meali:
Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; Allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.






Utanıyorum... Kendimden.... İnsanlığımdan.... Müslümanlığımdan...

YA SİZ!



Msn geyikleri (ilan)

4 yorum

Az önce çok sevdiğim bir dostum kodlamasını yaptığı ilan sitesi için benden küçücük bir ricada bulundu. Bu hoş sohbetimizi kendisinden de izin alarak sizlerle paylaşmak istedim.

................
Hasan AYDIN:
üstad

Hasan AYDIN:
senden yine bir istek

Kefukar:
buyur

Hasan AYDIN:
üstad burada (link verdi) kurumsal, bireysel olayını hafifden açıklayacak bi yazı yazsan sana zahmet

Kefukar:
ohoo oo iyice hödüklere hitap edecez yani

Hasan AYDIN:
yorum sana kalmış :)

Kefukar:
ciddi misin ya?

Kefukar:
gülerler valla

Hasan AYDIN:
tamam beni aşar diyosan yapma :)

Kefukar:
bak çocuk döverim seni :)

Hasan AYDIN:
fazladan klo aldım diye gücünün yeteceni mi sandın

Hasan AYDIN:
büyüksün diye sesimizi çıkarmıyoz:)

Kefukar:
çıkartma bence de.. Sonra pişman neyim olun

Kefukar:
eski Jet Kun-Do culardan kim kaldı bilin mi?

Hasan AYDIN:
tamam abi neyse

Hasan AYDIN:
kalan sağlar senin olsunda :)

Kefukar:
aferin

Hasan AYDIN:
sen açıklama yaz :)

Kefukar:
uff böyle dandik ayak işleri mi, vercen sen bana hep

Hasan AYDIN:
abi neresi dandik.

Hasan AYDIN:
biz yapamadık

Kefukar:
CPU 2.5 ghz sen 1 bile kullandırmıyon

Hasan AYDIN:
ondan sana dedik

Hasan AYDIN:
valla yapamadık

Kefukar:
:D

Kefukar:
açıklamayı * lı alan yazısına ek olarak mı yazacan

Kefukar:
yoksa radiobutton ların üstüne gelince hint olarak mı balon çıkacak?

Hasan AYDIN:
* lı olan yere

Hasan AYDIN:
ama hint olarakda baloncuk çıkacak

Hasan AYDIN:
hint de yönlendirme yapacaz ama bilgi üste olsun dedik
Kefukar:

ok

Kefukar:
Sadece kişisel ilan bırakacaksanız “Bireyseli”
Firmanız adına ilan bırakacaksanız “Kurumsalı” seçiniz…

Kefukar:
olmadı mı?

Hasan AYDIN:
daha iyisi olabilirdi...

Kefukar:
yapsaydın o zaman :P

Kefukar:
ilham gelmiyor...

Hasan AYDIN:
tamam

Hasan AYDIN:
ilham gelince bidaha dene o zaman :)

Kefukar:
gelmesi için bir sebep göremiyorum

Kefukar:
Sadece kendinizi temsil ediyorsanız “Bireyseli”
Bir firma/şirket adına üye oluyorsanız “Kurumsalı” seç LAN…

Kefukar:
hıı daha iyisi olabilirdi

Kefukar:
while döngüsüne aldın biliyom

Hasan AYDIN:
:)

Kefukar:
gördüm öğrendim o konuyu

Hasan AYDIN:
iyi gidiyon

Hasan AYDIN:
harbi ilerliyon

Kefukar:
biliyom sırada for var :P

Hasan AYDIN:
:)

Hasan AYDIN:
lpg ucuzladı ya bende veriyom sana gazı

Kefukar:
iyi de ben lpg ile çalışmam

Kefukar:
hatta kokusundan nefret ederim

Kefukar:
ığğğ içim bir tuhaf oldu

Hasan AYDIN:
:)

Kefukar:
aha buldum

Kefukar:
Tek tabancayım ben diyorsanız “Bireyseli”
Örgütsel faaliyet içindeyseniz “Kurumsalı” seçiniz.

Kefukar:
NOT: ergenekoncuysanız deşifre olmayın içeri alırlar

Hasan AYDIN:
:D

Hasan AYDIN:
süpper

Kefukar:
yaz o zaman

Kefukar:
Doğum Tarihi alanı da combo olsun..
44/55/2333 yazmasın ukalalar

Kefukar:
yada kontrol ettir

Kefukar:
18 den büyük mü ona da bak

Hasan AYDIN:
tamam

Kefukar:
Sözleşmeyi Oku da koy

Hasan AYDIN:
azarlama bacak kadar cocuğu

Kefukar:
yok ben sana diyom yanındaki Seçgin anladı

Kefukar:

Kendinize ait ilan bırakmak için “Bireyseli”
Firmanıza ait ilan bırakmak için “Kurumsalı” seçiniz…

Kefukar:
tamam tamam bu nasıl?
Bir ben vardır benden içeru diyorsanız “Bireyseli”
Gel ne olursan ol yine gel diyorsanız “Kurumsalı” seç ey mü’min…

Hasan AYDIN:
:D

Hasan AYDIN:
Kendinize ait ilan bırakmak için “Bireyseli”
Firmanıza ait ilan bırakmak için “Kurumsalı” seçiniz…

Hasan AYDIN:
bence bu iyi

Kefukar:
dur dur geliyor bi tane daha

Kefukar:
Boş ver aldırma, alırım diye kandırma diyorsanız “Bireyseli”
Karpuz bıçaklanır mı? Baldız kucaklanır mı? diyorsanız “Kurumsalı” seçiniz…

Hasan AYDIN:
iyi gidiyon haaa

Kefukar:
:)

Kefukar:
yeter ya daha ders çalışcam ben

Kefukar:
sen seçimin, yaptın zaten

Hasan AYDIN:
tamam üstad eyvallah

Kefukar:
reca.. Ayak üstü komedi tükkanlığı da yaptık. Daha ne istiyon ?
........................

Muhabbetimiz daim olsun inşallah....

KuryeNet : net olmayan hizmet

1 yorum

Önce turkcell şimdi de KuryeNet. Nedir benim bu kurumsal görünümlü vatandaşı enayi yerine koyup, istedikleri gibi oyun oynayan şirketlerden çektiğim.
Yıllardan sonra ilk kez Kredi kartım olacaktı. Bu yaşıma kadar tenezzül edip borç altında ezilmek, alışveriş çılgınlığına koşar adımlarla katılmak istememiştim. Ama artık ben de CIRTT yaptırmak istemiştim. Bu masumane isteğim başvurduğum banka tarafından şiddetle haklı bulunmuş ve bana CIRTT Kartımı KuryeNet ile yolladığını beyan etmişti.

Bekle Allah bekle gelen giden yok. İstanbul merkezi aradım İlgili İlin şubesinde kuryeniz cevabını ve o şubenin telefonunu aldıktan sonra, geçen hafta Perşembe günü telefon açtım.
- Evet bizde.. dedi.. Peki ne zaman BEN DE olacak ? dedim.
- Önümüzdeki günlerde dediler.
Tabi karşılarında yurdum koyunlarından var sandı garibim...
Dedim ki; Beyefendi, baya yuvarlak bir cümle oldu bu. Sizce ben bunu yer miyim?
- nasıl anlamadım dedi...
- Bana net cevap verir misiniz lütfen dedim... yanındakilerle birşeyler konuştu sonra bana ; Bu hafta içinde dedi.. Hadi bakalım bekliyorum dedim..

Tabi gelen giden yok. Bu gün tekrar aradım. Tabi aradım demek yanlış, 33. dk da ancak bir muhattap buldum karşımda. Dedim durum böyle böyle ne iş?
Karşımdaki hanımefendi Ayın 2 sinde yani 2 gün önce adresime uğranmış ama ben yokmuşum deyince kan beynime sıçradı.
- Hanımefendi utanmıyor musunuz yalan söylemeye? Ben 7/24 bu adresteyim, dedim.
Afalladı tabi... Neyse dedim ne zaman teşrif edeceksiniz onu söyleyin? Perşembe günü... Bugün pazartesi siz geçen hafta başında elinize ulaşan kuryeyi önümüzdeki perşembe diye gün veriyorsunuz öyle mi? Peki ben gelip alayım...
- Haşaaa beyefendi elden teslimatımız yok...
- Peki hanımefendi kafanıza göre takılın. İlgili kurum ve mercilere şikayet edeceğim bilesiniz dedim kapattım.

Merkezlerine durumu anlattım kısaca;

Daha önce de mail atmıştım.... Aydın şubenizde kredi kartım var ama bir türlü getirip teslim etme tenezzülünde bulunmuyorlar.
Ben gelip alayım diyorum olmaz burdan teslim yapamayız diyorlar... Niye 10 gündür getirmiyorsunuz diyorum YALAN söylüyorlar "Ayın 2 sinde adresinize uğranmış yokmuşsunuz!".... Ben 24 saaat adresimdeyim. Benim hem evim hem işim burası... geceleri bile burada kalıyorum.
Az önce Aydın şubenizden 30 dk uğraşla telefonu düşürüp görüştüğüm bir kişi bana bu şekilde yalan beyanda bulundu. Ne zaman getirebilirsiniz o zaman ? diye sorduğumda da perşembe günü dediler.... Bu kadar lakayıt bir kurum görmedim.
Umuyorum ki firmanız değil sadece benim muhattap olmak zorunda kaldığım AYDIN şubeniz bu lakayıtlık içindedir.
Şayet öyle ise size AYDIN şubenizi şikayet ediyorum. Gerekeni yapar ve bu sorumsuzluklarına son verirsiniz.

Eğer bu hafta da Kredi kartım elime ulaşmasın ben de hakkımı yasal yollardan arayıp, maduriyetimin tazmini işlemini de başlatacağım...

Saygılarımla..


Sonra da Bankama durumu anlatan bir mail attım. Sonuçta ben onların müşterisiyim ve madurum...

Bakalım ne olacak :) Çatmayın kardeşim bana. Ben yemem.... Hayvan terli.
Borçsuz, dertsiz, sorunsuz, sağlıklı günler dilerim...

Steve Jobs'dan nameler

0 yorum

İnsanın hayatta bazen kırılma veya dönüm noktaları vardır. Bunlar bazen hatadır bazen doğru kararlardır. Ama Bazılarının doğru mu yoksa hatalı mı olduğu bir süre sonra anlaşılır. Önemli olan insanın o danda sadece kendisinin doğru olduğuna yürekten inandığı şeyleri yapmasıdır. Bu verfiği karar hatalı dahi olsa bir süre sonra bunu anladığı zaman "kendim ettim kendim buldum" demesi, öz eleştiri yapabilir bir hale gelmesi için önemlidir.
Elbette hayattan ders almak için illaki hata yapmamız gerekmez. Başkalarının hayat hikayeleri; hataları, doğruları ve yaşadıklarını gözlemleyip ders çıkarmak da muhakkak yararlıdır. Steve Jobs 'un yeni mezun gençlere verdiği mesaj çok önemli tiyolar içeriyor.



Aç kalmak mı? Ahmaklık mı? Azim mi? Başarı mı?..... Bence hayat bir bütün. Zaman zaman bunları herkes yaşıyor ve yaşamalı da....

TSE, OOXML Oyunu Değiştirdi

0 yorum

TSE_logo.png

Özgürlükİçin topluluğu bir süredir OOXML'in neden kötü bir dosya biçimi olduğu, neden bir ISO standardı olmaması gerektiği ve neden TSE'nin bu standarda karşı çıkması gerektiğini anlatan "OOXML'e Hayır!" kampanyasını yürütüyordu. Kampanya kapsamında başlatılan imza kampanyası ile kısa sürede 1500'e yakın imza toplandı ve OOXML'e karşı hazırladığımız banner ve düğmeler kampanyamıza destek verenlerin web sayfalarında ve önemli internet portallarında yer aldı. Birçok haber sitesinde OOXML ile ilgili hazırladığımız haberler yer alırken, OOXML ile ilgili dünyada yaşanan gelişmeler de Özgürlükİçin'in haber bölümünde yer aldı.

Bugüne kadar yaptıklarımızı özetledikten sonra şimdi özellikle bu haftayı ve TSE'nin oyunu değiştirmesine giden süreci anlatalım. BRM toplantısının ardından bu hafta başında UEKAE / Pardus tarafından düzenlenen OOXML Çalıştayı toplantısına biz de Özgürlükİçin ekibi olarak katıldık. Perşembe günü Ankara'da TÜBİTAK Başkanlık'ta yapılan toplantı ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Araştırma Görevlisi olan Gökdeniz Karadağ'ın OOXML'in teknik analizini ve eksikliklerini gösteren bir sunum yapması ile başladı. Özgürlükİçin editörlerinden Akın Ömeroğlu ise "OOXML, Özgür Yazılım ve Özgür Bilgi" başlıklı OOXML ile ilgili özgür yazılım dünyasının taşıdığı teknik ve hukuki endişeleri dile getiren bir sunum yaptı. Verilen kısa bir aradan sonra Özgürlükİçin editörlerinden Ali Işıngör, dünyada OOXML ile ilgili gelişmelerin ne olduğuna dair bir sunum yaptı. Son sunumda ise Erkan Tekman, "OOXML ve Ulusal Yarar" ile ilgili endişeleri dile getirdi.

DPT bünyesinde çeşitli kamu kuruluşlarının eşgüdümde olduğu Birlikte Çalışabilirlik Grubu'nun yoğun bir ilgi gösterdiği toplantıya; Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı, Elektrik Mühendisleri Odası ve diğer kamu kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı.

Bu çalıştay sonrasında TSE'de yapılan toplantıya ise OOXML ile ilgili karar sürecinde önemli rol oynayan ihtisas komisyonu üyeleri ile Pardus projesi adına Erkan Tekman, TÜBİTAK UEKAE adına Barış Erdoğan, LKD adına Türker Gülüm, ODTÜ adına Gökdeniz Karadağ ve Özgürlükİçin adına Akın Ömeroğlu ile Ali Işıngör katıldı. Toplantıda TSE'nin karar alma süreçleri ile Türkiye'nin alması gereken tavır ve OOXML'in ulusal faydası görüşüldü.

Cuma günü de üst düzeyde devam eden toplantılar neticesinde TSE, 29 Mart 2008 Cumartesi günü aldığı kararla, Türkiye'nin EVET yönündeki eski oyu ÇEKİMSER olarak değiştirmeye karar verdi.

Bu mücadelede büyük bir çaba gösteren Özgürlükİçin topluluğuna ve Türkiye özgür yazılım camiasının tüm diğer üyelerine teşekkürü bir borç biliriz...

OOXML nedir?

0 yorum

Bu konuyu önemli gördüğüm ve katkıda bulunmam gerektiğine inandığım için açtım.

Özgürlükİçin OOXML'e karşı!

Özgürlük için Pardus...
OOXML'e karşıyız!

Çünkü bizler; tüm kamu kurumlarının, firmaların, yerel yönetimlerin, okulların, hastanelerin ve sıradan insanların "gelecek endişesi" olmaksızın kullanabileceği, özgür ve açık bilişim standartlarını istiyoruz... Bizler, bilişim standartlarının uluslararası yazılım tekellerine değil; insanlara hizmet için var olması gerektiğini düşünüyoruz...

Hedefimiz, herkesin kamusal bilgiye hızlı, eşit, ücretsiz ve özgürce ulaşabileceği bir yapıdır.

2006 yılında, OASIS OpenDocument adıyla da bilinen ve bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan bir standart doğdu. OpenDocument, özgür ve herkese açık bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006). OpenDocument standardı sadece özgür ve güvenilir olmakla kalmayıp, devletleri ve vatandaşlarını da belli bir yazılım markasının ürünlerine mahkûm olma zorunluluğundan kurtarıyordu...

OpenDocument dosya biçimlerinin birer uluslararası ISO standardı olarak kabul edilmesi üzerine, pek çok ülkede "özgür ve açık standartlar" kullanma eğilimi artış gösterdi. Bu gelişmeden rahatsız olan ve OASIS üyesi olmasına karşın OpenDocument'ın standartlaşması aşamasında işbirliği davetlerini reddeden Microsoft, kendi Office serisi ürünlerinde kullanacağı XML tabanlı dosya biçiminin bir ISO standardı olarak kabulü için çalışmalara başladı. Microsoft'un bir ISO standardı olarak kabul edilmesini istediği bu yeni dosya standardının adı OOXML...

OOXML'in açılımı her ne kadar Office Open XML olsa da, bu yeni standart açık ve özgür değil... OOXML'in içerdiği teknolojilerden bir kısmı patentlenmiş durumda. Patentlerin sahibi ise elindeki patentleri kullanarak özgür yazılımları kullanan kişi ve şirketleri tehdit eden bir firma... Standart yeterince açık olsa ve kabul edilse bile, bu standardın içerdiği teknolojileri kullananlara Microsoft tarafından dava açılabilecek!

(...)

OOXML'in ISO standartı olarak kabul edilmesine dair son karar, 24-25 Şubat günü Cenevre'de ulusal standart komitelerinin bir araya geleceği toplantı sonrasında, 30 Mart'a kadar olan süreçte verilecek. Bu toplantıya Türkiye'yi temsilen Türk Standartları Enstitüsü (TSE) katılacak.

Tüm çabamız, Türkiye'nin bu oylamada kullanacağı oyun, özgür ve bilgiye ulaşmada fırsat eşitliği sağlayacak mevcut OpenDocument standardını engellemeye yönelik hazırlanan "OOXML Standardına Hayır" olarak çıkmasını sağlamak.

* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart, bilgiye özgür ve açık standartlarla erişimi engellemeye yönelik bir girişim. Bu nedenle bizler, özgür OpenDocument dosya biçimlerini destekliyor ve mevcut yazılım tekellerinin kendi patentli ve markalı teknolojilerini kamusal alanlarda standart haline getirme çabalarına karşı çıkıyoruz!
* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni dosya biçimi tek bir yazılım firması tarafından destekleniyor. Bir devlet düşünün, arşivindeki eski tarihli belgeleri açamıyor, çünkü bu belgeler artık desteklenmeyen bir dosya biçiminde yazılmış. Dosya biçimi sadece tek bir programla açılabiliyor ve o şirket artık piyasada yok! Bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ne olacağını kim garanti edebilir? Bir şirket ürünü desteklemeyi durdurdu diye ülkelerin arşivi kaybolup gidecek mi?
* OOXML'e karşıyız çünkü eski MS Office belgelerine uyumluluk adına tanımlanmış, ancak nasıl işlenmesi gerektiği belirtilmemiş etiketleri kullanıyor bu yeni standart. Bunlar sadece "şu program gibi davran" diyorlar, örneğin "Word95GibiBiçimlendir" bunlardan biri. Standart "açık" olduğunu iddia ederken, programların bu tarz özellikleri kullanabilmesi için adı geçen programların nasıl çalıştığının bilinmesi gerekiyor. Bu ise OpenOffice.org gibi programların yıllardır uğraşıp halen tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri bir durum.
* OOXML'e karşıyız çünkü daha önceki oylama sırasında gündeme getirilen ve büyük kısmı hâlâ çözümlenmemiş 3000'den fazla soruna sahip bir standart öneriliyor bize!
* OOXML'e karşıyız çünkü bu yeni standart talebi geçmişte VML gibi standart olma başvurusu reddedilmiş teknolojilere atıfta bulunuyor. Bir standardın, hem de konuda onaylanmış ve herkese açık/özgür alternatifleri (Örneğin SVG) varken, reddedilmiş eski ve sahipli bir teknolojiye atıfta bulunması, bu yeni standardın neden açık ve özgür olamayacağının bir başka göstergesi... Bu yeni standart, Microsoft'un pek çok patentli teknolojisine atıflarda bulunması, bu yeni dosya biçimini kullanacak yazılım firmalarının üzerinde bir patent/mahkeme kılıcının sallanmasına yol açacak!

Aslında karşı olmak için daha pek çok nedenimiz var....

ISO tarafından onaylanmış bir XML doküman belirtimi standardı (ISO/IEC 26300:2006) olmasına rağmen, Microsoft'un kendi sahipli dosya biçimi olan OOXML'i bir ISO standardı haline getirme çabaları hakkında bilgisayar kullanıcılarını bilgilendirmek ve harekete geçirmek amacıyla "OOXML'e Hayır!" diyoruz.

(...)

Özgürlükİçin OOXML'e Hayır!





OOXML'e ben de hayır demek istiyorum! diyorsanız TIKLAYIN....
Özgürlük için Pardus...

Yazılımcılara devlet teşviği geliyorMUŞ

1 yorum

Binali Yıldırım, Habertürk'e açıkladı: "Ben yazılım projesi yapacağım" diyen kişiye devlet karşılıksız 100 bin YTL verecekmiş....

Peki o zaman ilk ben söylüyorum "BEN YAZILIM PROJESİ YAPACAĞIM"
Bana da verecek misiniz? Yoksa KosGeb gibi 40 dereden su getirip sadece dayısı ya da zaten parası olan kişilere mi vereceksiniz? çok merak ediyorum. Bu ülkede genç ve radikal yazılımcılara cidden destek olun, 2-3 yıl içinde yeşil yeşil $ ları WC de mi kullansak diye düşündürmeye başlasınlar.

Yakında çıkar işin kokusu... Sayın bakanın konuyla ilgili açıklaması;


Hadi bakalım vatana, millete, yazılımcılara Hayırlı Uğurlu olsun.