Java nerelerde kullaniliyor?#Java is Everywhere

0 yorum

Daha önce de Java ile ilgili bazı bildirilerde bulunmuştum. Nedense Java beni bilinmeyen bir gücün çekimi gibi kendisine çekiyor. Peki bu java denilen teknoloji nerelerde kullanılıyor? Ya da Java ile neler yapılabilir?

Esnekliği, verimliliği, platformlar arasında taşınabilmesi ve güvenliği sayesinde network bilgiişlemi için ideal teknoloji durumuna geldi. Dolayısıyla bugün, Java, 2,5 milyarı aşkın aygıta güç katmaktadır. Aşağıdaki rakamlar Java teknolojisinin ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor:

* 700 milyonu aşkın bilgisayar
* 1 milyardan fazla cep telefonu ve mobil cihaz (kaynak: Ovum)
* 1,25 milyar akıllı kart
* Ayrıca dekoderlerde, yazıcılarda, web kameralarında, oyunlarda, araç yol bilgisayarlarında, sayısal loto bayilerinde, tıbbi cihazlarda, otopark ödeme noktalarında, vb. kullanılmaktadır.
Yazılım Geliştiriciler Neden Java Teknolojisini Seçiyor?

Java programlama dili, dört milyondan fazla yazılım geliştiriciden oluşan etkin bir topluluk tarafından kapsamlı bir biçimde elden geçirildi, genişletildi, sınandı ve başarısı kanıtlandı.

Mükemmel tasarlanmış, son derece sağlam ve şaşırtıcı derecede esnek Java teknolojisi, sunduğu şu özellikleriyle yazılım geliştiriciler için vazgeçilmez bir araçtır:

* Yazılımı bir platformda yazıp hemen her platformda çalıştırmalarını sağlar.
* Web tarayıcısında çalışan programlar ve web hizmetleri oluşturmalarına olanak verir.
* Online forumlar, mağazalar, anketler, HTML formları, vb. için sunucu tarafında uygulamalar geliştirmelerini sağlar.
* Java teknolojisi tabanlı uygulamaları veya hizmetleri birleştirerek tümüyle duruma özel uygulama ve hizmetler oluşturmalarını sağlar.
* Cep telefonları, uzaktan çalışan işlemciler, düşük maliyetli tüketici ürünleri ve dijital altyapılı hemen her aygıt için güçlü ve etkili uygulamalar yazma olanağı tanır.
Kaynak : http://www.java.com/tr/about/








Fazla söze gerek yok neymiş efendim:
Java is Everywhere
Okyanus - Atlas

Best of the Best Web Siteleri Nasil Olmali

0 yorum


Bir şeyler yapmak lazım... Ama ne? Bu soruyu bir dostuma espiri olsun diye sorduktan sonra kendi kendime dedimki "Gelecek web'de" :) Bu konuyla ilgili daha önce de bir bildiri yazmıştım.
Konuyla alakalı sörf yaparken bir siteye rastladım ve sizlerle paylaşmak istedim.
Bu sitede özellikle 2006 istatistiği verilmiş. Ama tablo üç aşşağı beş yukarı yakın.
Kategorilere göre ayrılmış Best of the Best Web 2.0 Web Sites 2007 ye ait veriler de var. Burada da başka bir istatistik. Ve bir başkası... Tabi Web 2.0 Awards linkini de vermezsek ayıp olur.

Şimdi dünyanın en iyi web sitelerini daha doğrusu projelerini gördük. Peki bir web projesinin en iyiler arasına girmesi için kriterler nelerdir. İyi bir web sitesi nasıl olmalı sorusuna yanıt arıyalım.
1. Güvenilir olmalı
2. Hızlı olmalı
3. Özgün olmalı
4. Bilgi vermeli
5. Benzer sitelerle etkileşimli olmalı
6. Her daim güncel olmalı
7. İletişim kurmalı //Gerek benle gerek diğer kullanıcıların kendi arasında
8. Bana bir şekilde bir hizmet sunmalı
9. Bana fayda sağlamalı
10. Tasarımı beni sıkmamalı, rahatsız etmemeli


İlk aklıma gelenler bu şekilde. Peki ülkemizden neden bu boyutlarda başarı sağlamış bir web projesi çıkmıyor/çıkamıyor? Ahanda zurnanın zırt dediği yere geldik. Bu noktada Google ile alakalı çok bilen bir arkadaşın bundan yıllar önce söylediği bir söz aklıma geldi. Google ın bu kadar tutulmasındaki ana neden tasarımının sade olmasıymış... :D :D :D
Hey Allahım ya... İşte bu at gözlüklerini çıkarmak lazım. Karpuzda yeşildir ama içini kesince kırmızı ve de çekirdekli olduğunu görürsünüz. Herkes bakar ama herkes göremez. Bakan göz ile gören göz hiç bir olur mu? gibi Atalarımızın sözlerinden faydalanarak fazla uzatmıyorum.
Zaman zaman benim de bazı web projeleri denemelerim oldu. Belki devamı da gelir. Bu yazım aslında biraz da öz eleştiri. Peki başarı sağladım mı? HAYIR! Peki neden?

1. Fikirler orjinal olmasına rağmen alelacele hayata geçirildi
2. Yeterli altyapı yoktu
3. Gerekli tanıtımı yapamadım. v.s.

Yanlış yapa yapa doğruyu belki bir gün ben de öğrenirim :) Ama hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ülkemiz standartların dışında. Örneğin ABD de veya Avrupada çok ilgi gören bir web projesi ülkemizde alaya bile alınabilir. Web tasarım işinde olanlar iyi bilir. Siz bir şirkete site yapıyorsunuz. Aklınızdai doğal olarak kurumsal bir imaj vermek için sade ve oturaklı bişeyler taşarlarsınız ama şirket sahibi kımıl kımıl flash'lar olsun der hatta tutar kendi resmini koydurur. Bunları da çok yaşadık ve malesef hala yaşamaktayız.

Hani insanlar için bir söz vardır.. Kişinin bir duruşu olmalı. İşte Web sitesinin de bir duruşu olmalı. Anasayfa açıldımı ziyaretçi bi HIMMM... çekmeli. Buna hiç alakamın olmadığı bir firma sitesinden örnek vermek istiyorum. ReklamZ. Efendim zevkler ve renkler tartışılmazmış demeyin sakın. Ben tartışırım ağalar. Her işin bir raconu var canım. Eğer bir site yaptıracaksanız işi öncelikle yiğeninize veya komşunun oğluna değil ciddi ve bu işleri bilen birilerine teslim edin. Ayrıca görüş ve şahsi tercihlerinizi bildirdikten sonra da USTA SENSİN diyin.
Off nerden nere geldik bak ya... Benim bu saatlerde (02:41) çenem mi düşüyor ne. İyice konuyu çorba yapmadan noktalamak lazım.
Sizlerin de bu konuda görüşlerinizi yorum olarak yazmanız temenisiyle.....

Okyanus-Atlas

Yazılım Geliştirme # Software Development

0 yorum

Ben bu Türkiye'deki yazılım sektörüne taktım arkadaşlar. Haddime düşmese de gördüğüm yanlışlıkları sizlerle paylaşayım ki bizler de aynı hatalara düşmeyelim düşenleri uyaralım hatta ellerinden tutup kaldıralım.

Malesef ülkemizde yazılım şirketleri işi profesyonelce yapmak yerine kısa yoldan halletme ve acilen köşeyi dönme hesapları yapmakta. Elbette istisnai şirketlerimiz var. Hatta göğsümüzü kabartanlar da var. Onlar bu eleştirilerden müstesna.

Daha önceki bazı yazılarımda da bu konuya kısmen değinmiştim. Kullanılan programlama dillerinden bahsetmiştim. Şimdi ise ekip ve departmanlardan, aşamalardan bahsetmek istiyorum. Ama önce şu tespiti sizlerle paylaşmam lazım. Bu bir tespit, önyargı v.s. değil.
Bahsettiğim yurdum yazılım firmalarnın bir çoğu, 2-5 arası programcı arkadaş çalıştırır. Genelde de bunlar ekip olarak değil de bireysel projeler yazarlar. Yazarlar ama nasıl?
Örnek veriyorum;
- Emlak Programını sen yazacaksın.
- Peki abi. Ama ben emlak sektörünü pek bilmem nasıl olur? Neler lazım? ArGe vercek misiniz?
- Ne argesi emlak işte, ev, arsa, tükkan alım satım kiralama olcak. Ne yoksa yazamaz mısın?
- Yazarım abi... Yazarım....

Arkadaşımız verilen bu aydınlatıcı bilgiler doğrultusunda olayı tek başına kurgulamaya çalışır, mevcut emlak programlarını inceleyerek fikir edinir, Veritabanını kendisi modeller, Form tasarımlarını kendisi yapar, ve kodlamaya başlar.

Tamam verdiğim örnekdeki emlak programı belki size küçük bir proje gibi gelebilir ve 1 kişi yapabilir bunları görüşünü öne sürebilirsiniz. SÜRMEYİN! Bu kadar küçük veya basit gibi görünen bir projede bile tüm işi 1 kişiye yüklerseniz 1 aylık proje olur size 3 ay. Üstelik sonunda istediğiniz gibi bir program çıkmadığı gibi Test ve Beta süreci de hayal edemiyeceğiniz kadar uzun sürer. Projenin gelişimi esnasında da programlamadan anlamayan ama bir şekilde sizin şefiniz, hatta patronunuz arada bir gelip şuraya bir buton koy ona basılıncada şöyle şöyle olsun diye ahkam kesmezse olmaz. Bir de "Biz niye kaliteli yazılım yapamıyoruz?" diye dizinizi döversiniz.

Peki olması gereken ekip ve çalışma planı ne? Müsadenizle Şekillerle izah etmeye çalışayım.






Bir yazılım projesinin ekip ve süreç yönetimi gayet açık bir şekilde karşınızda. Eğer bu kriterleri hiçe sayıp hala bildiğinizi okumakta ısrar ederseniz daha çok dizinizi döversiniz benden söylemesi.
Peki neden bu kriterlere uygun yazılım firmalarımız veya projelerimiz azınlıkta. Sebebi çok açık;
1. Yazılım firmaları, yazılımı hafife ve basite aldıkları için,
2. Daha az eleman ile yani maliyetle daha çok para kazanacakları gafletine düşmeleri,
3. ArGe ve Kaliteli yazılım, görev dağılımı, ekip bilinci gibi kavramlardan yoksun olmaları.

Bu kadar yeterli. Daha fazla üstlerine gidersem nem'e lazım bir daha yazılım piyasasında iş bulamam :)

Ha bir de şu var. Adam masaüstü db programı yapacak .NET ci arıyor. 5-10 tabloluk bir DB olacak MsSql Server hatta Oracle kullanmayı düşünüyor. Peki neden?
Bunu da ben söyleyeyim, bu kavramlar son kullanıcı tarafından bilinen şeyler olduğu için neymiş efendim biz projelerimizde son teknolojiyi kullanırız havasını atmak. Yerim sizin havanızı. Hava atmakla değil doğru, düzgün, kaliteli işler yapmaya uğraşın.
Ama biliyorum gecenin 02:11 inde ben gene boşuna gırtlak patlattım yok pardon yanlış deyim oldu, boşuna parmak yordum.....

Herşeyin hayırlısı olsun..... Okyanus - Atlas

Can sıkısı bir yazı

0 yorum

Yok yok canımın sıkıntısı geçmedi. Sıkı can iyi olur diyenler varsa devamını okusun da onların da canı sıkılsın :P
Offf... Hani bir hikaye vardır;
Güzel bir dag köyünde mutlu bir hayat süren bir kari kocanin günün birinde nurtopu gibi bir bebekleri olur. Odunculukla geçimini saglayan baba bir gün eve dönmek üzere iken bir bogusmadan nasilsa sag çikmis ölmek üzere olan yarali, zayif bir gelincik.......
Güzel bir dag köyünde mutlu bir hayat süren bir kari kocanin günün birinde nurtopu gibi bir bebekleri olur. Odunculukla geçimini saglayan baba bir gün eve dönmek üzere iken bir bogusmadan nasilsa sag çikmis ölmek üzere olan yarali, zayif bir gelincik yavrusu görür ve onu yanina alarak eve götürür. Kari koca yavrularina bakarken bu yarali zayif yavru gelincige de babalik ve annelik ederler ve gelincik bir hafta içinde iyilesir.Zamanla aileye o kadar alisir ki bebekten sonra evin dördüncü ferdi gibi olmustur.

Bir gün anne bebegini uyutmus ve evin az ilerisindeki bahçede islerine dalmistir. Bir süre sonra geri döndügünde evin az ilerindeki bahçede islerine dalmisti. Bir süre sonra geri döndügünde evin girisindeki merdivenlerde zayif gelincikle karsilasir. Gelincigin agzi burnu her tarafi kan revan içindeydi.

Anne korkunç bir çiglik atar ve bebegim diye bagirirken eline geçirdigi kalin bir sopa ile bitap düsmüs zayif gelincigi bir kaç vurusta öldürdü.

Ve hemen bagira çagira bebegin bulundugu odaya gider. Odada gördügü manzara anneyi şok eder. Yerde misil misil uyuyan bebegi ve az ilerisinde odanin girisinde yakin tarafta kanlar içinde yatan kocaman bir yilan...


Malesef ve HEPİMİZ arasıra da olsa önyargılı oluyoruz. Bazen konuşmak suç, bazen susmak... Bazen gülmek suç bazen ciddi olmak. Birazcık psikolojiden anladığımın zannederk şöyle bir tespitte bulunuyorum; bu tür önyargıların altında bilinç altımızda biriken başka sıkıntılar yatmakta.
Canınız başka bir şeye sıkılmıştır alakasız bir şeye (Benim şu an bu satırları yazmam gibi) patlarsınız. Ama değişmeyen gerçekler vardır. Ben blog yazmayı seviyorum. O da onu sevdiğimi biliyor. O zaman sabaha herşey yine sevgi dolu olacak.

Okyanus

Yassak kardeşim... : Youtube

0 yorum

Az önce youtube dan bir eğitim videosu arıyayım dedim ama

ile karşılaştım. Aslında hiç şaşırmadım. Yassak Kardeşim sözüne alışalı çok uzun zaman olmuştu. Sebebini burdan okudum. Bir öncekine benzer bir sebep. İyi de anlıyamadığım nokta bize hakaret edildiğini biz bilmeyeceğiz veya o videoyu biz izleyemeyeceğiz ama dünyanın geri kalanı izleyecek. Bunu anlamış değilim.
Savcılık Beyaz Hacker Team kursa da hack yapsa daha faydalı olur :)
Aman ya derdi bana mı düştü. Sadece canım sıkıldı. Aslında başka bir şeye sıkıldı ama acısını blogumdan ve Youtube tan almak isyedim.
Zaten bu aralar çok şükür ne kadar terslik varsa başımda. Hayırlısı...

Dream of Ocean...

PHP IDE and Basic Video

2 yorum


PHP “Personal Home Page” bildiğiniz gibi dinamik web sayfaları yapmamızı sağlayan bir script dildir. Kendileri Perl den türemiş olup, tamamen ücretsizdir. Sırf bu bağlam da bile rakip olarak gösterilen ASP ye PHP5 basar :) Ne yapam M$ ın neyde parmağı varsa bana itici geliyor.
Yeni dahil olduğum bir büyük Web projesinde Ar-Ge görevimin yanında nasipse kodlamaya da yardımcı olacağım. Bu nedenle ilk önce PHP'yi araştırıp öğrenmeye koyuldum. IDE takıntımdan dolayı bana uygun bir IDE aramak baya zevkliydi. Malum Macromedia Dreamweaver var ama hem Yavaştı hem de kodlama kısmı pek hoşuma gitmemişti.
Alternatiflere bakmak lazımdı. Baktım da ;

1. Aptana Studio
Java tabanlı olduğu için bu da yavaş kaldı benim pc de. Ama Eclipse den türeme olduğu için çok güzel özelliklere sahipti.

2. NuSphere PhpED
Ödüllü IDE'ymiş. Yok haketmiştir ona lafım yok da nedense bir türlü ısınamadım.

3. phpDesigner 2008
Evet evet bu baya hoşuma gitti. Hızlı ve kullanımı rahat. Üstelik beni kasmıyor. Bana istemediğim derecede yardımcı oluyor. İşte buydu aradığım. :)

4. Netbeans
Java ile ilgilenirken Netbeans'ın PHP plugin'i yazılıyor diye okumuştum bir bakayım dedim. Evet Beta olarak çıkarmışlar hemen denedim. Güzeldi. Ama Tasarım kısmı hiç yoktu. Beta'dan kurtulmasını beklemeye karar verdim. :)


Sonuçta phpDesigner 2008 tam bana göreydi. IDE yi halletmiştik. Hemen kitap edindim okumaya başladım. Tabi pdf ve videolarda. Yapıya alışmak biraz zaman alsa da şimdiden PHP den zevk almaya başladım. Allah tamamına erdirsin.

Temel PHP Videoları :

PHP Tutorial #1 - Covering the basics
PHP Tutorial #2 - Login form
PHP,HTML Tutorial // POST, Table, Forms

Bu kadar yeterli, abartmamak lazım. İlgi duyan olursa zaten gerekli her şeyi bulur. Hepimize kolay gelsin.

Msn maceraları 2 : Yongalılar

1 yorum

Çalıştığım yazılım firmasında teknik destek veren arkadaşlarımın başına zaman zaman ilginç olaylar gelmekte. Aslında sık sık demek daha doğru. Bazılarını sizinle paylaşmaya karar verdim.
Ama buradan alınması gereken ders bence Yazılım Sektörünün programı yazmaktan ve satmaktan ibaret olmadığını anlamaktır.

------------------------------
merve : merhaba müsaitmisiniz
Teknik Destek:
tabi, buyrun
merve :
ben size bişey sorucaktım
Teknik Destek:
buyrun
merve :
cari ekstre çıkarıyoruz ya hani
merve :
onda çok olduğu zaman sayfa bittiğinde geri kalnları yazdırmıyo 2. sayfa falan diye
Teknik Destek:
kullandığınız program X mi Y mi
merve :
Y olması lazım nasıl bakıcam
Teknik Destek:
Üstteki title da ne yazıyor?
merve :
1 dk
Teknik Destek:
Rengi ne programın Mavimi siyah mı? :)
merve :
siyah
Teknik Destek:
tamam Y o zaman
merve :
evet
Teknik Destek:
şimdi verilen hata nedir?
Yazıcıda 2. sayfa var mı? v.s. biraz daha açıklarsanız sorunu yardımcı olmaya çalışırım
.......
........
........
Teknik Destek:
anladım kontrol ediyorum
Teknik Destek:
programı kullandığınız PC internete bağlı mı?
merve :
NASIL ANLAYACAM Kİ
Teknik Destek:
şu an benle yazıştığınız makinada mı kurulu
merve :
evet, önümde
Teknik Destek:
msn kullanabildiğinize göre bağlısınız
merve :
evet
merve :
tamam bağlı
Teknik Destek:
Sabah ilk açtığınızda Yeni sürüm tespit edildi güncellemek istermisiniz diye bir uyarı aldınız mı
merve :
evet
merve :
hayır dedim ama
merve :
evet mi dicektim
Teknik Destek:
evet.. Evet diyecektiniz.
merve :
anladım
merve :
o zaman oluyomu
Teknik Destek:
Şimdi bir dk.
Teknik Destek:
Yukarıda Yardım menüsünde sürüm kontol et dermisiniz
Teknik Destek:
tekrar aynı uyarıyı alacaksınız
evet diyin ve güncelleme yapın
merve :
tamam dedim
Teknik Destek:
Rapordaki durumu tekrar kontrol edin
Teknik Destek:
ona göre tekrar değerlendirelim
merve :
tamam
Teknik Destek:
Şu an ben kontrol ettim bir sıkıntı yok 2. sayfayıda toplamları da sorunsuz çıkartıyor
merve :
tamam simdi oldu çok tesekkür
merve :
ederim hersabah açtığımda güncellicem o zaman dimi
Teknik Destek:
Güncelleme uyarısı verirse güncelleyin. Her gün güncelleme olmaz. Kolay gelsin.
----------------------

Daha çook Yongalı var. Zaman zaman paylaşabilirim.
Arkadaşlar kimseyi yerin dibine geçirmek veya küçümsemek değil amacım. Başta da söyledim. Yazılım basit bir iş değildir. Çok sac ayağı vardır. Bunlardan biri de destektir. Bu gerçeği asla unutmamak dileğiyle.